İlk uçak deneyimim (Afyon-İstanbul)


  
   Merhaba nasılsın? İyisindir diye umuyorum. Bu blogum da sana heyecanımın zirvelerine yükselmesine   neden olan ilk uçak deneyimim hakkında bahsetmek istiyorum.

   İstanbul'da arkadaşımın daveti üzerine İstanbul'a gezmeye gidecektim. İlk başta otobüslere baktım kaç saat acaba derken bir anda aklıma uçakla neden gitmediğim geldi aklıma. Durdum düşündüm ben cidden neden uçakla gitmiyorum ki. Derken kendimi bir an araştırma içerisinde iken buldum. Afyon'dan İstanbul'a gidecektim. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar araştırdım. Uçağın kalkış iniş yönüne kadar. (Biraz manzara merakım varda ondan.) Ardından hava alanı servisini aramaya koyuldum ama sandığımdan daha kısa sürede bulmuştum. Servisi de bulduğumuza göre sırada uçak bileti kalmıştı. Hemen THY sitesine girip oradan biletimi almıştım. Her şey planladığım gibi gitmeye başlamıştı. Yola koyulmadan önce ufak bir bilgi vereyim uçağa eğer hiç binmediysen söyleyeyim: Rezervasyonu yapıyorsun. Biniş saatine 24 saat kala THY'nin sitesine girip rezervasyon yerinde sizin telefonunuza veya mail adresinize gelen bilet yada rezervasyon kodu (PNR) ile koltuk seçmeniz istenmektedir. Bilet aldığınız sırada bu olay gerçekleşmemektedir. Eğer hızlı olursanız hemen cam kenarını kapma avantajınız oluyor. Bende hemen girip koltuk numaramı belirledikten sonra çantamı hazırlayıp uçuş gününün gelmesini beklemeye başladım. O gün gelmişti saat sabah 04:00 hemen giyinip hazırlanıp yurttan çıkıp taksi ile Afyon otogarına gelmiştim. Hava Alanı servisinin gelmesini beklemeye koyulmuştum. 05.15'de Afyon otogarında olduğunu söylemişti. Servis şoförü. Burada hemen kısa bir bilgi vereyim eğer Afyon'dan gidecekseniz servis ile: Afyonun çoğu yerine servis gelmektedir. Servisin hangi saatlerde geldiğini Afyon Kanatoğlu Turizmin sitesinden öğrenebilirsiniz. (Servis ücreti 20 tl.) Yalnız ben gibi sende öğrenci isen üniversitenin bulunduğu bölge erenlere servis gelmemektedir haberin olsun. Servis eğer otogardan bineceksen otogar girişinde bulunan dolmuş durağına gelmektedir. Bilgin olsun. Hemen servise binip bir saatlik hava alanı yolculuğumuz başlamıştı. Kütahya Zafer Hava alanına geldiğimiz sırada güvenlik kontrollerinden geçip bilet alma kısmına yönelmiştim. Kimliğinizi verip hemen biletinizi alabiliyorsunuz. Bagajınız varsa eğer teslim ediyorsunuz. (Uçaklarda bagaj hacmi promosyon 15 kg Economy Class 20 kg Bussiness Class 30 kg bagaj hakkınız vardır.) Sırt çantanız var ise uçağa onunla binebilirsiniz. Biletimi de aldığıma göre sıra ikinci güvenlik kontrolüne gelmişti. Bu arada ben her şeyi araştırmıştım fakat ufak bir noktayı atlamışım. Uçağa alınan sıvı miktarı varmış meğersem. Ufak bir araştırma problemimle karşılaşmıştım. Güvenlik hemen sordu neler var beyefendi çantanızda? Parfüm ve şampuan bulunmaktadır. Dediğim sırada kaç ml var peki çantanızda? Diye sordular. Hemen bende biraz fazla miktarda olması gerek ister seniz çantamı bagaja verip gelebilirim. Dediğim sırada güvenlik görevlileri tabi beyefendi buyurun şuradan geçebilirsiniz diye yardımcı olmuşlardı. (Her şişe 0.5 kg sayılıyormuş tabi bu ml'ye göre değişiyor 2 litre veya 4 şişe üstü alınmamaktadır bilginiz olsun.) Hemen tabi geri dönüp çantamı bagaj kısmına emanet edip tekrardan geri gelmiştim. Üstümde fazla bir şey kalmadığı için hemen geçip bekleme salonuna ulaşmıştım. Zaman kısalmaya başlamıştı heyecandan yerimde duramıyordum. İlk deneyimim olacaktı. Sık sık hoparlörlerden uyarılar yapılmaktaydı. Zaman son 10 dakika kala kapıya doğru sıraya girmiştik. Hemen arkamda da bir Alman vardı. Telefonunun şarjı bitmiş çok acil birini araması gerekiyormuş ama şarjı bittiği için arayamıyordu. İşin garip tarafı elinde şarj aleti ile ne yapacağını düşünüyordu. Bende kulak misafiri olmuştum. Hatta size bu konuşmamı aşağıda düzenli bir şekilde gecen diyaloğu anlatmak istiyorum. Bu arada geçen diyaloğumuz İngilizce olmuştu.

E: Merhaba pardon sanırsam şarjınız bitti? Ama önemli birini aramanız gerek sanırsam?    Emre ve Tobias
T: Evet çok acil birini aramam gerekti ama arayamıyorum. Çünkü şarjım bitti.
E: İsterseniz size taşınabilir batarya mı verebilirim? İndiğimiz zaman alırım ne dersi?
T: Ahh bu süper bir fikir cidden verir misin? Bu arada ben Tobies
E: Tekrardan Merhaba ben Emre Evet evet neden olmasın. Hatta bir an önce takıp aramanı öneririm uçağa binince arayamazsın.
T: Ahh evet hatırlattığın için teşekkür ederim tekrardan teşekkürler.
E: Rica ederim.
T: Ben hemen arayayım o zaman (Hemen konuşmuştu bir dakikadan daha kısa sürmüştü hatta)
E: Nerelisin bu arada?
T: Tahmin etmek ister misin?
E: Evet neden olmasın biraz düşünmeme izin verir misin?
T: Elbette
E: Sen Almanyalı mısın?
T: Evet nereden bildin?
E: Vücut ve yüz tipin Almanlara benziyor. Alman çok arkadaşım var da ondan.
T: Sanırsam yurt dışıyla bir ilişkin var?
E: Yoo hayır şuanda üniversite okuyorum belki erasmus planlarım var ama şu anlık yok sadece arkadaşlarım var.
T: Sanırsam yanlış hatırlamıyorsam Alman arkadaşların mı var ben gibi?
E: Evet evet
T: O zaman Almanca da biliyorsundur?
E: Yoo hayır malesef çok zor ya kafam karışıyor.
T: Bazen benimde karıştığı oluyor şahsen.
E: Ciddi misin sen?
T: Evet tabi ki de neden olmasın bu arada sen nerelisin?
E: Benim tahmin ettiğim gibi sende tahmin etmek ister misin?
T: Evet tabi ki de neden olmasın biraz beninde düşünmem gerek
E: Elbette cevabını merakla bekliyorum.
T: Sen İtalyanlara çok benziyorsun.
E: Hayır bilemedin. Ben bir Türküm.
T: Nasıl sen ve Türk imkansız inanmıyorum. Eğer Türk isen İngiliz'cen çok iyi bunu belirtmek istiyorum.
E: Evet istersen kimliğimi gösterebilirim?
T: Olabilir neden olmasın?
E: Bakabilirsin. Türküm bu arada çok teşekkür ederim senin kadar olmasa da...
T: Hayırr benden daha iyi konuşuyorsun.
E: Teşekkürler Hadi uçağa geçelim uçuş sırasında senden alırım bagaj kısmında karşılaşırız olur mu?
T: Olur tabi ki de hadi geçelim görüşürüz iyi uçuşlar.
E: Görüşürüz sana da iyi uçuşlar...
Ardından uçuş sırasında ve sonrasında konuşup birbirimizin Skype hesaplarını alıp ayrılmıştık. Yine konuşmalarımız ve arkadaşlığımız devam ediyor.

 O sırada ayrılıp uçağa doğru yol almaya başlamıştık. Ben tabi hangi yere oturacağını sormamıştım. Uçağa binerken merdivenlerde zorlanan yaşlı anca ve teyzenin merdivenlerde zorladığını fark edip hemen ellerinde bulunan çantayı alıp yardım etmiştim. Çantalarını uçakta bulunan bagaj kısmına koyup kendi yerime geçtiğim. Sırada pencereden dışarıyı izlerken uçağın kalmasını beklemeye koyulmuştum. Kalbim küt küt atıyordu. Biri gözlerimi kapattı bir anda ben kimim dediği sırada tabi ki de Alman Tobies'in olduğunu fark etmiştim ahh olamaz senin koltuk numaranı görmüştüm ama söylememiştim. Neden söylemedin ki? Sürpriz olsun diye asıl sen nasıl fark etmedin? Bilmiyorum normal de çok dikkatliyimdir. Sanırsam heyecandan olması gerek. Arkamda bulunan koltuktaydı böyle şans olamazdı sanırsam. Tekrardan birbirimize iyi uçuşlar dilerken. Tam o sırada kaptan pilot uçuş hakkında uyarılarından sonra emniyet kemerlerimizi takıp uçağın kalmasını bekliyorduk. Bir anda motorların çalışması ile hızlanıp kalkışa geçtiğimiz sırada kalbim bir anda duracak gibi oldu ama o heyecanın verdiği etki ile uçakta uçuyoruz diye bağırasım geldi ama sonra içimden Emre kendine gel sen delimisin deyip hemen kendimi durdur muştum. Uçuşum sırasında resimler çekmeye başlamıştım 40 dakikalık bir uçuş olmuştu. Resimleri aşağıya bırakacağım. İnstagram hesabımda öne çıkanlar kısmından bakabilirsin. Fotoğraflar çekerken arkadan bizi de çeker misin? Bizi derken? Yani ikimizi işte. Tabi ki de deyip çekmiştim bu resimler ikimizde kalsın kimseye atma lütfen demişti. Bende tabi ama sende atmayacaksın olur mu? Tamam anlaştık o zaman. Tamam anlaştık deyip kulaklığıyla arkadan müzik dinler misin? Diye sormuştu hatta sanki yıllardır arkadaş gibiydik. Uçakta sıcak sandviç ile meşrubat servisi başlamıştı. Bana arkadan birbirimizin meşrubatını seçelim mi? Ne dersin zevkini merak ettim? Tabi olur neden olmasın. Sıra ona geldiğinde ben ona portakal suyu söylemiştim. Bir anda aklımdan o çıktı nedenini bilmiyorum. Sıra bana geldiğinde de o vişne suyu demişti. Bende döndüm arka mı bir dakika bir şey sorabilir miyim? Tabi ki de. Benim vişne suyunu sevdiğimi nereden biliyorsun? Bilmem asıl sen benim portakal suyumu sevdiğimi nereden biliyorsun? Nasıl yani bir saniye biz şimdi birbirimizin sevdiği içecekleri mi tutturmuştuk. Yok artık daha neler derken aperatiflerimizi yemeğe koyulmuştuk  Bunu sanırsam sadece THY veriyor diye biliyorum.Sonra 40 dakikalık yolculuğun ardından inişe geçmiştik. Hemen Atatürk Hava Alanı uçak servisleri gelmişti. Onlara binip iç hatlar bagaj kısmına geçmeye başladık. Bagajları mızın gelmesinin ardından. Alman arkadaşımla vedalaşma zamanı gelmişti. İlk uçuş deneyimimin ve bir arkadaş edinmem benim için daha fazla bir unutulmaz anı olmasını sağlamıştı. Hemen konuşup vedalaşıp ayrılmıştık. Vedanın ardından Atatürk Hava Alanında bulunan Starbucks'da bekleyen arkadaşım Mustafa'yla buluşup İstanbul'u gezmeye yeni yerler keşfetmeye doğru yola koyulmuştuk. Bu da bir unutamadığım anım olarak kaldı. Sizlerle paylaşmak istedim.

 Yorumlarınız benim için önemlidir. Lütfen yorum yapmayı unutmayınız!!!!
Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.