Hayatımda yaşadığım ve unutamadığım bir kaç anım...

Mayıs 18, 2018

  Merhaba nasılsın iyisindir diye umuyorum. Bu blogum da sana unutamadığım anılarımdan bahsetmek istiyorum.
   
   Ben çok fazla meraklı biri olduğum için hep internetten seminerler konferanslara falan bakıyorum. Takip ediyorum hoşuma giden ilgi alanıma giren konferanslara da gitmeye çalışıyorum genel olarak. Yine bir gün gezerken karşıma Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde gıda üzerine bir konferans önüme çıktı bende hemen  araştırdım falan derken gittim Muğla ya asıl komik olay burada Cumartesi günü kampüse nasıl gireceğim. Bölüm başkanıyla konuşmuştuk giremezsen beni ara falan demişti hoca neyse gittim dediği gibi de güvenlik yok bugün cumartesi falan derken almıyoruz falan dediler yok hoca gelsin o kimmiş falan havalara girdiler. Bende dedim ki bir saniye bekleyin ben size hocayı göstereceğim. Neyse aradım hocayı böyle böyle ver telefonu dedi hoca adamlar ilk inanmadı tabi neyse verdim sonra adamların yüz ifadeleri ilgileri konuşma tarzı falan bir anda 360 derece değişti. Neyse girdim içeri derken bir gittim herkes Beslenme ve Diyetetik bölümü son sınıf çıktı mı bende ki şans 5 kişi gıdacılar vardı onların yanına geçtim hemen sohbet falan derken seminerin ortasında hoca yarışma falan da yapmıştı hatta yarışmada 6 gıdacı olarak diyetisyenleri yenmiştik.

 Sonra sıra geldi Muğlayı gezmeye gezerken bir mahalleye girmiştim ama mahalle çok garipti müzeleri çok sevdiğim için o müzede o mahalledeydi gezerken bir grup genç geldi aynı yaşıttık sanırsam dediler ki bu mahalle biraz ters mahalle falan derken nereden geldin gibi sohbetler ettik daha sonra onlar beni o mahalleden çıkartmışlardı. Ama tabi müzeyi de gezdik yani müzeyi gezmeden olmaz. Müze merakı için dikkat edin ters mahallelere girmeyin ben artık gitmeden mahalleyi de araştırıyorum ne olur ne olmaz yani sonuçta.

  Başka olay ise daha çok yakın bir zamanda olmuştu. Ankara da PTT Pul Müzesi var bilenler kesin vardır. Benimde Ankara da canım sıkıldı gezmediğim müze kaldı mı acaba diye araştırırken burayı fark ettim ve yola koyuldum oraya varınca güvenlik karşıladı hemen ama var ya çok iyi korunuyor. Malum başka şehirden geldiğim için de her yeri benle gezen gezgin isimli çantam ile girdik içeriye. Girişte güvenlikçi hanımefendi karşıladı isterseniz konuşmamızı aşağıda anlatayım komik kısmı da içinde

G: Hoş Geldiniz Efendim
E: Hoş Bulduk Merhaba
G: Öğrenci misiniz?
E: Evet öğrenciyim
G: Öğrenci kartınızı görebilir miyim?
E: Evet tabi ki de 1 saniye
G: Teşekkürler çantanızda ne var?
E: Çantamın içinde bomba var !!! (Burada nedense ilk aklıma gelen garip cevabı vermiştim.)
G: Ne bombası? Sen benimle dalga mı geçiyorsun. Hemen çantanı açıyorsun içine bakacağım.
E: Ya ne dalga geçeceğim. İçinde Kitap Bombası var yani içi kitap dolu çantamın.
G: Ya demek öyle aç bakalım kitaplarına neler varmış bakalım.
E: Buyurun okumak istediğiniz varsa verebilirim müzeyi gezerken okuyabilirsiniz.
G: Yo teşekkürler benim kitabım var zaten.
E: Tamam peki siz bilirsiniz.
G: Al bakalım bunu gişeye okutuyorsun ve içeri giriyorsun soldan sağa doğru gezi yönümüzdür. Yalnız kağıdı sakın yırtma veya atma çıkışta tekrardan onu okutup çıkıyorsun anlaştık mı?
E: Tabi ki de anlaştık ya peki çantamı koyacak bir yer var mı?
G: Evet buraya bırakabilirsin.
E: Teşekkürler....
Gerisi öyle devam etmişti. Belki bu müze hakkında bir blog yazabilirim.

Sonra ki en komik olay ise İstanbul da arkadaşımın ile beraber olmuştu. Ama bu tabi ki de bir tane değil bir den fazla bu sanırsam çok uzun olacak ama eğlenceli ve komik olacağına eminim.

 Burada ki ilk olay Topkapı Sarayında olmuştu. İçeride resim ve video çekilmesi yasak olan bir bölüm vardı. Bende merak ettim hatıra kalması için telefonuma bir program indirdim ekran kapalıyken de video çekmesi için neyse içeri girdik tabi içeride altından kılıçlar falan var bende telefon ekran kapalı ama video çektiği için telefonu elimde sallıyordum. Neyse güvenlikçinin dikkatini çektik tabi ki de çıkışta çekti bizi kenara gelin bakalım siz ne yapıyorsunuz dedi. Bende dedim ki ne yapmışız biz. Telefonun özel gizli dosyaya kayıt etmesi için ayarlamıştım her şeyi tabi ki de şu anda da duruyor ama kimseye göstermiyorum. Dedi ki telefonunu açar mısın yoksa zorla açarım tabi bende kuralları falan bildiğim için hayırdır abi neyi zorla açıyorsun duyamadım da dedim sıf gıcıklık. Telefonunu dedi video çekmek yasak dedi. Bende çekmedim ki ve telefonumu alamazsın. Senin buna dair bir izin belgen varsa gösteririm dedim. Bizde de hava bir milyon o hava yapıyordu şimdi hava bize geçti istersen dedim amirini çağır oda gelsin. İzinsiz kimse bakamaz ve açamaz dedim neyse amiri geldi falan dedim açmıyorum izin belgenizi görmem gerek deyince adam baktı bunlar sağlam çivi tamam beyefendi kusura bakmayın gibi kelimeler derken baktım adam beyefendi bende dedim ki ya gelin sizi mi kıracağım ben zorla dediği için biraz olayı büyüttüm dedim ve telefonu açtım videolar kısmına baktılar bir şey yok bize orada kahve ve su ısmarlamışlardı. 

  Oradan çıkınca çok yer gezmiştik yorulduğumuz için eve gidelim diye anlaştık arkadaşımla arabayı o çok hızlı kullandığı için babası benim kullanmamı söylemişti. Bende merak tabi ne kadar hızlı gidebilir ki yani dedim al sen kullan diye anahtarı attım ona bu oturdu koltuğa tabi ama nasıl gidiyoruz. Sanki araba yarışına girdik mahalle aralarını falan fren yok sanki araba da neyse ışıklara geldik o sırada ben el freninin çektim gizlice bakalım fark edecek mi diye tabi oda fark etmedi hemen basacaktı araba istop etti. Ben bir gülmeye başlamışım var ya yıkılıyorum gülmekten. Adam hızlı gitmekten başka bir şey görmüyor gözü bende yandın geç yana diye arabayı almıştım elinden. Emniyet kemeri de takmıyordu artık zorla takıyor.

 Sonra ki gün ise tekne turu yapalım demiştik. Bilet alma yerine gittik ücret falan ödemeden direk geçtik bende ilginç ilginç izliyorum neler oluyor diye neyse bindik tekneye bu dedi ki gel gel kaptanı deli edelim. Güverteye geçelim dedi bende izin vermezler saçmalama dedikten sonra o ise rahat tavrı ile kime izin vermiyorlarmış gel sen derken gittik meğersem babasının arkadaşıymış tanıştık ettik der iken bir gaz verdi adama  akıllara zarar kız kulesini neredeyse sıfıra sıfır geçtik o derece adamda iyi  gaza geldi tabi sonra sahil güvenlik telsizden uyarı vermişti.

  Ertesi gün bunlara okuldan mail gelmişti. Yarın saat 13.30 da bölümü ile ilgili seminer vardı. Bu silerken telefonu elinden aldım gelecekler geri dönüş yapmaları rica olunur yazıyordu bende hemen biz geliyoruz iki kişi olarak yanımda arkadaşımı getireceğim diye yazıp maili yollamıştım. Seminere gittiğimizde o en arkalara oturuyordu. Gittim en öne hocanın yanına oturttum bunu bir yandan da hocayla sohbete girmeye çalışıyorum. Hocayla sohbete girdik sonunda konferansın konusu da nasıl daha iyi fotoğraf ve video çekilirdi. Tam bana göre herkes sorular soruyor hocaya falan derken bende düşündüm hadi bizde soralım dedim ve o an aklıma ilk gelen soruyu sormuştum. Hocam neden telefonlar la resim çekerken şarj %100 iken neden %20'nin altına düşünce neden aynı performans da resim çekemiyoruz. Demiştim hoca da telefonların performansı şarjı düştükçe yavaşlar. Aynı bir televizyon kumandası gibi düşünün. Pili bittikçe çekim gücü yavaşlar aynı telefonlarda bu gibi bataryaları bittikçe güçleri düşüyor ve bu sayede bize istediğimiz performansı vermeye biliyorlar. Teşekkürler hocam tüm salon alkışlamıştı. Hoca ise seni ilk defa gördüm ben yenimi geldin veya arkadaşın vasıtasıyla mı geldin dedi bende evet hocam arkadaşım gelmiyordu daha doğrusu zorla getirdim. Çok iyi bir haber buna sevindim o zaman seminer çıkışı odama davet ediyorum sizi arkadaşın ile gelir misin. Bende tabi hocam neden olmasın derken hocayla odasında biraz sohbet etmiştik resim nasıl çekilir üzerine hayatımda ilk defa duyduğum öğrendiğim bilgileri öğrenmiştim. Benim için çok iyi olmuştuk. Sonrasında ise arkadaşım o ders den sınava girmeden geçmişti.

  Başka bir olayda İzmir de olmuştu. İzmir Kordon da gizli polisler var. Geziyorlar. Olası bir durum anında direk müdahale için bende babam Emniyet Mensubu olduğu için bilen bilir ayakkabıları çok güzel ve sağlam oluyor. Babamda da yedek vardı onu ben almıştım. Havalar biraz kışın olduğu için botla gitmiştim. Arkadaşımla kordonda gezerken bir grup resim çekiliyordu nasıl çekeceklerini bilemiyorlardı. Bende dedim isterseniz ben sizin resminizi çekebilirim. Dedikten sonra güzel bir peynir ile pozlarını alıp telefonlarını geri verdikten sonra arkadan biri geldi. Sesli bağırarak bir an dedim ne oluyoruz hadi hayırlısı falan. 
Bunu da konuşma şeklinde size aktarmak istiyorum.

P: Genç pardon bir bakar mısın?
E: Tabi buyurun.
P: Direk konuya girmek istiyorum. emniyet personeli misin?
E: Yoo değilim abi ne oldu ki?
P: Ya giydiğin bot emniyet personelinin giydiği botta sormak istedim.
E: Ahh evet babam emniyet personeli babamda yedekte vardı. Bende ayakkabılara bayılıyorum. Çok sağlam su geçirmiyor. Onun için bende kullanıyorum da siz kimsiniz? Bu arada
P: Ahh evet çok haklısın çok dayanıklı ve çok kaliteli. Ah ben kordon da görevli sivil polisim.
E: Ya bizde arkadaşımla onu tartışıyorduk. Tam da kim bilir burada gizli neler vardır diyordum bende
P: Ahh biliyorsun babandan bilirsin insanların ve çevrenin huzuru ve güvenliği bizim emin ellerimizde.
E: Ahh tabi ki de abi bilmez miyim ama zor meslek yaa
P: Her mesleğin zorluğu var yiğidim. Kolay meslek yok bu hayatta
E: Tabi o yönden bakınca da öyle vallah abi ya
P: Neyse gezmeye mi geldin İzmir'e
E: Evet abi çok güzel şehir yaa gez gez bitmiyor
P: Hayat bitiyor genç gün gelir oda biter.
E: Abi vallah bilemem o konuda şuan ama bilim adamları bir hayvanı dondurup geri hayata döndürdüler yani haberin olsun belki ilerde ölümsüzlük falan olabilir yani
P: Allah Allah yiğidim ciddi misin ya sen?
E: Tabi abi hatta bir saniye göstereyim sana telefonumda kayıtlı olması gerek.
P: Vay beh daha neler bizi bekliyor acaba?
E: Vallah abi yakında uçan taksiler bile geliyor yani teknoloji çok gelişti.
P: Tabi aynen haklısın
E: Abi ya sen akıllı telefon kullanmıyor musun?
P: Kullanıyorum ne oldu ki?
E: Abi kullanıyorsan az bilim sayfalarını falan takip etsene yani akıllı telefonunu bilgi edinmek ve araştırma veya doğru bilgiler edinmek için kullanmak gerek değil mi?  (Laf çarpma sırası bana geldi.)
P: Doğru söylüyorsun yiğidim haklısın.
E: Neyse abi kusura bakma biz bir arkadaşın yanına yetişmemiz gerekli sohbetin çok iyi ama kusura bakma cidden sana iyi görevler dileriz.
P: Eyvallah yiğidim görüşürüz. Bir sorunun olursa numaramı yaz lazım olursa ararsın. Kendine iyi bak görüşürüz.
E: Teşekkürler abicim.

 İşte benim hayatım aslında böyle hep maceralar yeni yerler, bilgiler, çevreler, insanlar, kültür, tat ve lezzetleri keşfetmek ile geçiyor. Her gittiğim şehirde kesin bir anım vardır. Burada yazdığım her şey doğru ve yaşanmış olaylardır.

Yorumlarınız benim için önemlidir. Lütfen yorum yapmayı unutmayınız!!!!
Instagram: emreningunluguu

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.