Müzelerde yaşadığım komik olaylar...




Merhaba öncelikle nasılsın? İyisindir diye umuyorum. Bu blogum da sana müzelerde yaşadığım komik ve bir o kadar garip anılarımı anlatmak istiyorum.

  İlk olarak daha yeni olan bir o kadar komik olayı anlatmak istiyorum.
  Biz 4 arkadaş İstanbul Oyuncak Müzesini gezmeye gittik tabi gittik gitmesine de diğer iki arkadaşımız yok biz çocuk muyuz da gidiyoruz falan dediler bende dedim ki internette her yaşa uygun olduğu yazıyordu falan neyse dedim böyle böyle gidince görürsünüz. Gittik içeriye girdik girişte hemen öğrenci kartımızı gösterip jetonları aldık bizden önce de iki tane küçük çocuk vardı küçük dediğimde yani 12-13 yaşlarındaydı. Gişede ki beyefendiyle ayak üstü iki sohbet ettik. Ohh gençler siz gelir miydiniz ya buralara falan dediler bizim ikilide hemen abi bizim iki deli psikopat arkadaşımız var bak önünde duruyorlar bunlar müze hastası cidden hastalar ama yani yerlerinde rahat duramıyorlar bizi de zorla getirdiler dedi hemen görevli beyefendi de biz laf vurmadan hemen o daldı oh oh gençler sizde böyle arkadaş bulmuşsunuz da daha ne istiyorsunuz ki bakın benim yaşım 36 benim bu yaşa kadar hiç müze meraklısı arkadaşım olmadı. Hep bu yaşıma kadar daha neredeyse 3-4 müzeyi zor gezdim ama siz çok şanslısınız ki öyle güzel iki arkadaşınız var ki inkar etseniz bile sizi zorla getiriyorlar. Böyle arkadaşlarınızın değerini mutlaka bilin falan dedi bizde abi var ya sen çok iyisin yaa biz anlatıyoruz ama anlamıyorlar ki dedik abi de dedi ki o zaman gelin sizinle bir test yapalım. Tabi test deyince herkesin gözler canlandı acaba ne testi diye adam bize 4'ümüze jetonları verdi. Önde de iki çocuk bakıp bakıp bize güldüler onlarda dinlediler tabi neyse dedi ki abi ben ve en yakın arkadaşıma siz ikiniz en son girin önden iki çocuk geçsin sonra bizim o girmek istemeyen arkadaşlara dedi siz girin herkes bakıyor meraktan ne olacak diye abi dedi ki şimdi sizin çocuklardan daha zeki olup olmadığınızı anlayacağız dedi gelmek istemediğinize göre daha zekisiniz ve bu vaktinizi müzelere ayıramıyorsunuz.

   Herkes tamam dedi ben olacakları merakla bekliyorum. Verdiği jeton da da önünde yamuk iki adet çizik arkasında da bir çizik var tabi neyse çocuklar jetonu takıp lop geçtiler sıra bizim ikiliye geldi. Bizim ikili sağ çeviriyor yok sol çeviriyor yok orada delikler varmış oraya İsabet ettirmek gerekiyormuş tabi bunlar çeviriyorlar falan yok beceremediler bir türlü neyse abi dedi siz geçin bakalım geçebileceğiniz mi bizde tabi direk geçtik yani çok basit çünkü aşırı hemde ama çok eğlenceli sonra tabi bunlar kaldılar giremediler abi de dedi ki ahh gençler ahh işte giremediniz ama aslında şu kadar basit deyip aldı eline hemen jetonu taktı oldu. Bunlar durdu düşündüler bizde bir sıkıntı mı var diye ahah sonra durdular bizim ekipte bir arkadaşımız var bayah çalışkan birisi bizim ikili bunu aradı sende gelsene buraya acil biz alacağız seni diye gittiler aldılar bunu da bu da hemen geçti bunlar ikisi oturdu düşünmeye abi dedi düşünmeyin gençler hayal gücünüz kuvvetli değil biraz müzeleri fazla gezerseniz sorun çözülür dedi ama var ya abi iyi ezdi cidden iyi ezdi yani daha bunla kalınır mı yok aksiyondan aksiyona daha şey bile oldu müzelerin birinde alarm çaldı kapılar falan kitlendi onuda anlatacağım size anı çok.

  Neyse bizim bu ikili taktılar kafaya abiye laf sokacaklar. Düşünüyorlar ne sorsak acaba diye benim de aklıma Müzede bir gece filmi geldi hemen dedim bu müzelerde ki oyuncakların hareket ettiği bir film biliyor musunuz diye bunlarda evet dediler gidin abiye onu sorun bunlar dediler biz soramayız bizde dedik neden ki o abi sizi kapak etti sizde onu edin bunları gazladık tabi ben eğlence amaçlı dedim tabi bunlar o gazla gittiler abi'nin yanına dediler abi burada ki oyuncaklar da hareket ediyor mu bu eskiden bir film vardı Müzede bir gece diye orada ki gibi diye sordular abi'nin cevabı efsane iyiydi yani cidden iyiydi. Dedi ki gençler bakın şimdi tüm müzeler neden 5 6 da kapanır veya 9 10 da kapanır hiç merak ettiniz mi dedi bende tabi cidden dedim neden acaba bir an biz bile şaşırdık dediler neden ki abi dedi ki :Dd gülmekten yazamıyorum da neyse her şey hareket ettiği için kapanıyor akıllılar sizi yoksa neden kapansın ki her yer sıkı sıkıya kitleniyor ve bir tane güvenlik görevlisi kalıyor oda onlarla konuşarak vakit geçiriyor dedi bizim ikili nasıl ya ciddi mi bu yani dedi abi de hiç bozuntu vermeden evet isterseniz gelin akşam bakın falan dedi bunlar dedi vayy behh falan bende dedim saçmalamayın abi sizle dalga geçiyor dedim ama yani bir an benim bile garibime gitti neden kapanıyor o saatte yani meğersem hepsi Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu içinmiş ahah :Ddd


  Sonra ise size şeyi anlatayım alarm olayını bu olay Muğla Müzesinde olmuştu.
  Ben Muğla ya gitmiştim. Bir eğitim için orada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde bir arkadaşla tanıştım tabi onunla bayah bir konuştuk sonra ben tabi dedim burada müze var mı acaba biliyor musun falan demiştim oda evet var dedi neyse bende ciddi misin o zaman beraber gidelim mi dedim oda tabi olur bende gitmedim dedi. Neyse ikimiz gittik. Müzeye girdik içeride Muğla'ya özgü birden fazla şey vardi Arkeoloji kazılarında çıkarılmış taşlar mozaik işlemeleri eski halı dokuma makinesi gibi birden fazla şey vardı. Tabi gezerken bir yandan müzede tadilat vardı yenilenme çalışmalarına girmişti. Ama içerisi biraz yoğundu okullardan öğrenciler gelmiş tabi bir anda müzede alarm çalmaya başladı ama nasıl alarm aman yarabbim böyle ses sistemi yok her yer inliyor birde müzelerde genelde ses yankı yapar bilirsiniz belki o yankıyla içerisi inliyor biz dedik ne oluyor falan güvenlik geldi. Kapılar kitlenmiş herkes hiç bir şeye dokunmasın herkes şu köşeye geçsin neyse herkes geçti tek tek çantalara bakılacak dediler bizde dedik ne alaka yani her şey cam içerisinde yani çalınacak hiç bir şey yok orada ki beyefendi siz karşımı geliyorsunuz falan dedi yanımda ki arkadaş da hayır ama şuan yaptığınız cidden saçma yani belki tadilat yapılırken bir şey oldu dedi onlar da ne olursa olsun bakacağız dediler neyse baktılar ettiler müzeyi gezdiler falan bulamadılar ne olduğunu tam 1.30 saat durduk orada dedim bu ne ya baktım böyle olmuyor bende dedim polis çağırsanıza eğer bir şey çalındıysa güvenlik kameraları incelenmesi gerek orada ki güvenlikçi de ya siz ikiniz ne çok biliyorsunuz öyle ya isterseniz gelin siz bulun dedi arkadaş dedi ki siz aramıyorsanız ben babamı arayayım o gelsin. Babası da Muğla da polismiş neyse bende dedim tamam olur çantaları kenara bıraktık bakıyoruz. Ben dedim şu ustaların yaptığı işe bir göz atalım. Neyse gittik baktık meğersem usta duvarı delerken ufak bir taş parçası cama çarpmış ve cam ufak çatladığı için alarm çalıyormuş neyse bulduk arkadaşın babası da geldi güvenlikçiler baktılar falan tamam dediler sonra çıktık oradan sonrada çıkarken güvenlikçiye dedi ki arkadaş işinizi iyi öğrettik ama gerekirse numaramı vereyim de arayabilirsiniz falan ben dedim tamam uğraşmaya gerek yok arkadaşa sakin olur musun diyorum yok olmuyor meğersem ben gibiymiş sinirlenince sakinleş dendiği zaman dahada sinirleniyormuş neyse durumu halletik bahanesiyle babasıyla da tanıştık öyle bir anım olmuştu ya ilk defa başıma geldi.

  Bir güzel anım ise İzmir Arkeoloji Müzesinde olmuştu.
  Bende müze kart olduğu için hemen girdim bir baktım iki karı koca Japon müzeyi gezmeye gelmişler. Ben genel de her yerde içeri girince böyle merhaba falan derim neyse girdim içeri hemen bunlara hii falan dedim bunlarla iki muhabbete girdik. Tabi müzeyi gezdik bitti ama bir yeri daha varmış ama orası biraz ters köşede ve içerisi üst düzey güvenlikle korunuyormuş neyse bizim bu ikili asansöre binerken fark ettim bende hemen merdivenlerden inip bu yabancı turistlere dedim yukarıda bir yer daha var orayı görmelisiniz mutlaka dedim tabi İngilizce diyorum bunları şimdi biri der yabancılarla nasıl Türkçe . Neyse geldiler hemen içeriyi gezdik içeride resim çekmek yasaktı çünkü her şey altından yapılmıştı. Ama o kadar güzeldi ki belki trilyonluk değerinde ki eşyalardı. Ama o kadar pırıl pırıl ki her şey parlıyor böyle ama çok güzeldi eğer İzmir'de yaşıyorsanız gidin görün derim. Öğrenciye müze kart 20 tl ve bu almış olduğunuz müze kart her ilde geçerlidir. İşte böyle sonra bana İzmir Saat Kulesini ve Atatürk Müzesini sordular. Bende Saat Kulesine gideceğim için beraber onları getirmiştim. Sonra oradan da Atatürk Müzesini tarif etmiştim. Nedense her gittiğim yerde yabancılarla tanışır oldum artık zaten yabancı arkadaşım dolu git gide daha da artıyor. Sonra ise resim çekilebilir miyiz dediğimde çekilemeyiz demişlerdi bende dedim neden ki onlarda Japonya da üst yöneticilerin resim çekilmesi yabancı ülkelerde yasak demişlerdi bende tabi anlayışla karşıladım. Yaşları zaten 45-50 gibiydi bu da böyle bir anım olmuştu.

  Bir başka anımız ise İstanbul Sent Antuan Kilisesinde olmuştu. Gezgin & Meraklı
  Olay tam şöyle oldu. Şimdi sakın yanlış anlaşılmasın da gerçek olay yani biz bilmiyorduk sonradan fark ettik!! Kilise de biz yabancı arkadaşlarımızla girmiştik. Tabi biz gezmek amaçlı onlarda inançlarını yerine getirmek için girmiştik. Ama biz tabi bilmiyoruz hatta onların sayesinde bayağı bir şey öğrenmiştik. Neyse onlar oturdu bizde resim çekiyoruz. Çekerken girişte sağ tarafta bir adam diz üstü çökmüş önünde mikrofon ama bire bir robot gibi adam ne hareket ediyor ne bir şey oluyor. Neyse biz resimleri çektik falan sonradan o adamın bir şey okuyup okumadığını merak ettik. Tabi fotoğraf makinesi var ama zoom'u bizim kinin yanında değildi yabancı arkadaşların zoom'u daha iyiydi onu aldık bizimkine taktık adam ne yapıyor diye meraklı melahatler gibi üşenme de yok cidden yabancı arkadaşlar da ne yapacaksınız falan demişlerdi. Zoom ile önünde ne okuduğuna baktık. Resmini çektik yabancı arkadaşlara gösterdik falan işte sonra adam ayağa kalktı mı yanımızda da yaşlı teyze var. Teyze bir an korkuyla bize sarıldı mı oğlum oğlum ne oluyor orada diye bana gülme krizi geldi. Yani kendimi tutamıyorum da derken bir baktık tüm herkes gülmeye başladı falan böyle tabi biz oradan hemen kaçtık. Şimdi sorumlu kişi falan gelir bir şeyler der diye hemen oradan kaybolduk. Bu da böyle bir anımız olmuştu.

  Başka bir tanesi ise İzmir Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesinde olmuştu.
  Ben böyle geziyorum. İzmir'de arkadaşım da gelecekti. O gelmeden ben bir kaç müzeyi gezeyim ben demiştim oda tamam olur fark etmez falan demişti işte sonra böyle giriyorum ama müzelere neredeyse hepsi ücretsiz. Yani bana fena garip geldi hatta güvenlikçilere ücret sorduğum bile oluyordu. Yani ben bayağı bir müze gezdin ve ücretsiz olanların sayısı az iken İzmir'de neredeyse hepsi ücretsiz gibi bir şey hatta güvenlikçiler demişti ne oldu neden ücret soruyorsunuz diye bende abi valah ben şu ana kadar bayağı bir müze gezdim ve neredeyse çoğu ücretliydi burada neden ücretsiz dediğim adam burası İzmir yiğenim buranın farkı o demişti bende tabi bunun üstüne abi ya sorma zaten buraya gelmek istiyorum demiştim oda gel o zaman ne duruyorsun ki orada güzel İzmir'imizin gençlere ihtiyacı var falan abi yağdırıyordu resmen dedim bu ne böyle yaa resmen bir daha İzmir'e ve İzmir insanına aşık oldum. Ahh birde abi şey demişti ben seni ilk girince İzmir'li sanmıştım dedi bende neden dedim oda yani genelde İzmirliler saygılı kibar ve hoş görülü olduğun için sende girdiğin zaman böyle akşama kadar sinek kovalarken bir mutluluk saçtın hemen merhaba falan dediğin için böyle garibime gitti demişti. Bende abi vallah bilmiyorum ama İzmir insanı tam benim kafadan demiştim. Oda öyle öyle sen gel buraya senin kesin arkadaşların vardır buradan dedi bende abi nasıl bildin ya falan dedim oda ahah belli oluyor demişti. Çok ilginçti ama güzeldi.

  Bir başkası ise İzmir Piri Reis Müzesinde olmuştu. İzmir Piri Reis Müzesi
 Tabi içeri girişlerde öğrencilere ücretsiz onu söyleyeyim. Bir girdik içeriye tabi belli bir yerde duruyorsun ve askerler seni gezdiriyor. Öyleymiş rehber eşliğinde geziyorsunuz kısaca işte neyse biz 8 9 kişi olduk. Askerler bizi takip edin dediler sonra peşlerine takıldık geziyoruz. Girişte ve çıkışta Türk Bayrağına selam veriyorsunuz. Bunun detaylı blogunu okuyabilirsiniz. İzmir Piri Reis Müzesi Neyse işte geziyoruz. Bir grup bizi takip etmiyor. Askerler uyarıyor ama dinlemiyorlar baktım böyle olmuyor. Ben daldım mevzuya güzelce kibar bir şekilde açıkladım. Askerler ya takmıyorlar fazla bende biraz ciddi biraz komik biraz kibar şekilde söyledim. Burada ki askerler sizin keyfiniz için burada bizleri gezdirmiyorlar. Rica etsem bizi takip edebilir misiniz. Çünkü burası onların sorumluluğunda eğer her hangi bir sorun olduğu zaman haftalık izinleri sizin yüzünüzden yanabilir veya askerlikleri uzayabilir. Bunu ona yapmak isterseniz kendi kafanıza göre takılabilirsiniz. Ama şunu da hatırlatmak isterim. O Askerimizin izni yandığı zaman veya askerliği bitmediği zaman size artık tonla mı laf eder yoksa ne yapar bilemiyorum. Dediğim zaman full bizi takıp ettiler. Sonra asker çıkışta bir dakika gelir misiniz demişti bende dedim hadi bakalım ne altlar yedik yine bir an korktum yanında da komutanı vardı çünkü komutanım komutanım diyordu gelen geçen adam geldi komutanla tanıştı sonra sordu mesleğiniz nedir falan asker dedi sivil polis misiniz diye beni de nereye gitsem çoğu kişi sivil polis sanıyor yani bilmiyorum sivil polis nasıl onuda bilmiyorum neyse komutanla iki sohbet ettik. Öğrenciyim dediğim zaman böyle çok gariplerine gitti. Sonra bir de Bayrakların olduğu bir oda var ve orada Türk bayrağı yere düşmüş yeri düşmemiş aslında orada bir yer var onun üstüne koymuşlar. Onu kim kaldıracak diye insanları test ediyorlarmış. Bende gittim onu kaldırdım. Birde komutana bunu dediler sonra komutan ben asker geminin belli bir yeri yasak beni sağ olsunlar o yasak olan kısıma soktular ama resim çekmek yasak deyip telefonumu aldılar keşke oraları çekseydim çok bambaşkaydı ya cidden bu da böyle anım olmuştu.

  Bir başka anım ise Afyon Kocatepe Üniversitesinde bulunan Türkiye'nin en büyük müzik müzesi olan İbrahim Alimoğlunda olmuştu. Türkiye'nin en büyük müzik müzesi (İbrahim Alimoğlu)
  Ben genellikle her gün aşırı derece müzik dinlerim dinlemeyi çok seviyorum. Ne derler belki bilirsin müzik ruhun gıdasıdır diye bir söz vardır. Bence çok doğru müzik dinlemek bedeni ve ruhu dinlendirir. Mesela ben sinirlendiğim zaman hep müzik dinleyerek sakinleşiyorum. Yoksa sakinleşmem çok zor neyse ben tabi gittim oraya ama bilmediğim için konservatuar binasının çevresini komple bir keşfettim. Tabi bilmiyorum nerede olduğunu neyse oradan bir hocaya denk geldik. Sorduk hemen hocam merhabalar ya bu müzik müzesi nerededir acaba dediğimiz zaman hoca hemen şu binanın içerisi dedi dedi demesine ama sorun şu nerede bu binanın kapısı bizde dedik hocam peki o göstermiş olduğunuz binanın kapısı nerededir? Hoca demesin mi hemen şurada diye oba biz meğersem ters yerden girmişiz meğersem çok basitmiş. Neyse oradan girdik içeriye hep içeride hocalar dolu herkes merhaba gençler falan diyor ama hocaları cidden çok iyi yani hatta biri geldi bize geçmişini bile anlatmıştı. Hatta şöyle oldu merhaba gençler galiba müzeyi gezmeye geldiniz dedi bizde evet dedikten sonra hocanın dediği kelime size müzenin tarihçesini ve bir kaç bilgi vermemi ister misiniz oldu bizde tabi hocam olur olmasına ama dersiniz yok mu dedik üniversitelerde genelde hocaları yakalamak çok zor oluyor boyna işleri oluyor. Hocada olsa bile sizi bulmuşken anlatmadan gider miyim sizce dedim dedim içimden böyle hoca bizim kampüste neden yok o kadar tatlı dilli bir hanımefendiyle güzel sohbet ettik tarihçesini öğrendik bunun tarihçesi ve geniş kapsamlısı blogum da yazıyor. Neyse biz gezerken üst katta serbest çalışma alanı varmış. Genellikle üniversitelerde bazı yerlerde kapılarda cam var oradan içeriyi görebiliyorsunuz. Bizde merak ettik bir arkadaşımız çok güzel piyona çalıyordu. Ama o kadar iyi ki cidden efsane sonra bizi fark etti. Durdu kapıyı açtı gelin içeriden dinleyebilirsiniz dedi bizde girdik tabi sohbet falan derken istediğiniz bir parça var mı dedi bende direk Alan Walker-Faded piyona ile çalınan şeyi geldi onu dedim notaları internetten bulduk hemen başladı çalmaya dedim işte bu yaa o an var ya daha birde dersimiz var oraya yetişeceğiz öğleden sonra ama takan kime burada bu varken çalıyor çalıyor bir rahatlık geldi var ya anlatamam size o kadar iyi çalıyor. Rica etsem video çekebilir miyim demiştim. Oda video çekilirken fazla heyecanlandığını söylediği için bende çekmemiştim. Sonra tabi saate bir baktık bir baktık derse 15 dk kalmış birde burası kampüsün en sonunda oradan diğer uca gidecektik neyse arkadaşla selamlaştık teşekkür ettik tanıştık hemen ring geldi ona bindiğimiz gibi okula varmıştık. 
Ring kampüs içi ücretsiz öğrencileri taşıyan otobüsün adıdır.

 Arkadaşlar bazılarını komik olarak yazdım bazılarını hikaye şeklinde aslında bazılarını konuşma tarzında yazacaktım da sonradan vazgeçtim. Umarım beğenmiş sinizdir.

 İstek ve önerilerinizi veya hatalarımı bana bildirebilirsiniz. Yorum yaparak veya Instagram hesabımdan bana ulaşabilirsiniz. Genellikle herkesin mesajına cevap veriyorum.

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.