Emre'nin Günlüğü 1 Yaşında


  Merhabalar bugün benim için çok özel bir gün çünkü neden bugün benim için çok özel biliyor musunuz? Tam bugün yani 03/12/2017 tarihinde blogumuzu kurdum ve bugün tam olarak bir yıl oldu. Yani kısaca bugün blogumuz 1 yaşında

  İsterseniz size bu işin nasıl gerçekleştiğini nasıl başladığımı anlatayım.
 Bir gün o gün günlerden Cuma belki bilirsiniz benim geleneksel günüm Cuma ne olursa genel de bugün olur. O gün yurtta tek başıma otururken canım sıkıldı sonra ben düşündüm taşındım ne yapsam ne yapsam internette sosyal ağlarda falan gezerken blog gördüm bir tane girdim ona inceledim gezdim bayah bir keşif yaptım. Sonra dedim ki neden bende böyle bir şey yazmıyorum. Hem arkadaşlarım da sevinir dedim çünkü ben genelde sinirlenince veya sıkılınca arkadaşlarıma destan gibi uzun uzun mesajlar atıyordum. Onlarda ohoho bizim Emre yine destan atmış bir bitmeyene destanlar falan diyorlardı bende hem onlar için iyi olur dedim ve girdim olaya açtım bilgisayarıma girdim siteye başladım yazmaya o gün bugündür yazıyorum. Artık hobi gibi oldu. Ama siz merak etmeyin çok büyük bir ilerleme sağlayacağız. Hatta bugün kitabımız olan Gezgin & Meraklıyı sizlere sunuyorum. İlk 4 Bölümünü sizler için bugün yayınlıyorum.

  Evet gün gittikçe bazen komik gönderiler paylaşmaya çalıştık kime geldi ilginç bilgiler kimi geldi üzücü ve farkında olmadığımız gönderiler paylaşmaya çalıştık eğer bir hatamız olduysa lütfen kusurumuza bakmayınız. Bu zamana gelmemizde bu başarıların asıl sahibi sizlersiniz evet biz bir aile olduk. Gün gittikçe de ailemiz büyüyor. Bunların hepsinin sahibi büyümemizi sağlayan hep sizler oldunuz. Sizlere nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Hiç bugünlere geleceğimizi sanmıyordum. Evet bugün çoğu zaman duygulandım sizlerden gelen mesajlar beni aşırı derecede duygulandırdı sizleri seviyorum. Her zaman siz ne isterseniz onu yazmaya çalıştık sizler için Instagram sayfamızda anketler soru sor anketleri yayınladık ve sizlerin seçmiş olduğu gönderileri sizler için paylaştık. Elimizden geldiğince iyi şeyler yapmaya çalıştık eğer bunu başara bildiysek ne mutlu bize sizler bizim mutluluk kaynağımız siniz. İyi ki varsınız...

Şimdi ise sizlerle beraber 1 yıl boyunca yapmış olduğumuz başarılarımızı gösteren ufak bir video hazırladık. Umarım beğenirsiniz...





  Peki blog yazmanın bana hiç faydaları olmuş mudur sizce?
 Eğer bana sorarsanız evet oldu hemde aşırı derecede belki bilirsiniz ben bu blog işine girdiğim zaman belli bir kekemeliğim devam ediyordu ama şuan kekemeliğim bitti bu savaşı sonlandırdık ve biz kazandık yani kendi içimde ki savaşı ben kazandım. Daha sonra ise benim Türkçe derslerim vasattır gerçi vasat olsa yine iyi vasatın da vasatı bu konuda master yaptım diyebilirim. Lisede hatta bu konuda anım bile var isterseniz kısaca onu anlatayım.

  9.Sınıftayım o zamanlar Türk Dil hocamız Melek Hocaydı. Türk Dili son sınavından ben kötü bir not aldım ve o zaman geçme notuydu. 40 ya da 45'idi tam onu hatırlamıyorum ama galiba 45'idi beni bu hoca 44.99'la bıraktı cidden 44.99 şimdi birileri inanmaz. Nasıl yaptıysa onu kesin bile bile yaptı zaten onu gıcıklığına neyse bu beni bıraktı yazın sınava girdim orada en iyi puanla geçtim sonra zaten hoca bıraktı diye gaza gelip hep 75 80 alıp geçiyordum.

  Tabi işte vasat Türkçem gelişti ve şuan o kadar iyi durumlara geldi ki hemen soruları bile rahat ve kolayca çözebiliyorum. Peki asıl faydası ise sizin düşünmenizi sağlıyor. Düşünüp mantıklı bir şeyler bulmanız ve onları yazmanız gerekiyor. Eğer sizin de böyle bir düşünceniz varsa benden size bir tavsiye ya kitap yazın ya blog veya başka bir şeyler yazın ne olursa olsun yazın kim ne derse desin onları takmayın sallayın kafanıza asla gereksiz şeyleri takıp kafanızı meşgul etmeyin. Bunu sonradan anlayacaksınız. Ben kekeme olduğum için başıma ne olaylar geldi mesela ama oldu bitti hepsi geçmişte kaldı geçmiş geçmiştir sizler ve bizler için önemli olan gelecektir.

   Evet bu güne kadar aslında sizlerin sayesinde geldik. Asıl buralara kadar gelmemizde ki en büyük fayda sizlersiniz. Sizler olmasaydınız şuan bunların hiç biri olmazdı. Aslında bunların hepsi bir hayaldi bir rüyaydı. Ama şuan ise hepsi gerçek oldu. Size benden tavsiye asla pes etmeyin ne olursa olsun pes etmeyin kim ne derse desin onlar sizi ilgilendirmiyor tm tm tm deyip geçin boş verin. Hayallerinizin peşinden koşarsanız eğer mutlaka bir gün yorulacaklardır. İşte o gün sizin kazandığınız gün olacaktır. 

  Pes edersiniz kaybeden siz olursunuz size yok o başaramaz yok yapamaz diyenleri eğer takarsanız başarılı olamazsınız. AHHH birde hep gülün hep mutlu olun mutsuz olmanızı gerektirecek bir şey yok mutlu olun çünkü mutluluk sizi her zaman başarıya getirir. Bir insan mutsuzken mantıklı düşünüp mantıklı hareket edemez ama bir insan mutlu iken hem mantıklı düşünür hem mantıklı hareket eder. Ahh birde araştırma yapın boş boş oturmayın. Ben mesela çok az televizyon izlerim hatta izlemem bile o orada açık durur ben ise aklım başka yerdedir. Hep blog yazarken başıma gelen bir olay var. Blogların hepsini müzik çalarken yazıyorum. Ama sorun şu yazarken müziği dinleyemiyorum ama blog bittiği zaman anlıyorum ki müzik çalıyormuş sonra bir bakıyorum. 20-30 müzik çalmış geçmiş bitmiş asıl olay ne zaman geçip gittiği :Ddd zamanda bu gibidir su gibi akıp geçer.

  Size kısa bir kaç tavsiyelerim ve önerilerim var;.
-İlk olarak bakın herkes konuşur ama herkes yapamaz.
-İki herkes sen değil sen herkes değilsin. Herkes farklıdır.
-Sen şuan otururken diğer rakiplerin neler yapıyor farkında mısın?
-Dört kendini iyi tanıyabiliyor musun?
-Beş bu hayat senin hayatın başkasının hayatı değil iyi yapmakta senin elinde kötü yapmakta. Ne yaparsan kendine yaparsın.
-Altı neden kendini mutsuz hissediyorsun? Seni mutsuz hissettiren şeyler neler?
-Yedi bu bir dünya her an her şey olabilir.
-Sekiz boş zamanlarını ve gününü nasıl değerlendirdiğinin farkında mısın?
-Dokuz biliyorum bazen çok yoruluyorsun bazen yeter behh deyip kitapları fırlattığın oluyor. Farkındayım her şeyin evet biliyorum yoruluyorsun ama şunu unutma iyi yerlere gelen ve iyi başarılara sahip olan kişiler belki senden daha fazla yorulmuş olabilir. Belki kitabı fırlatıp duvarlara vurmak yerine belki onu özenle saklamış da olabilir.
-On hayallerin ve hedeflerin var mı kendine hiç hedef koydun mu?
-On bir senden daha iyi olan birileriyle hiç rekabete girdin mi veya hırs yaptın mı?
-On iki arkadaş çevren veya arkadaşların nasıl?
-On üç senin her zaman arkanda olan ve her zaman her hangi bir sorununu çözebilecek arkadaşların var mı?
-On dört senin mutlu veya mutsuz olduğunu anlayıp sana hemen mesaj atan arkadaşların var mı? Bunu anlamanın en güzel yolu herkes Whatsapp kullanıyor zaten tüm mesajlarını arşivle sonra iki gün boyunca kimseye yazma iki günün sonunda sana mesaj atan birileri varsa veya bu bir haftada olabilir eğer mesaj atan arkadaşların varsa onlar senin asıl arkadaşların dır işte diğerleri seninle çıkarı için konuşmaktadır. Kusura bakmayın iki kere tekrarlamak zorunda kaldım.
-On beş sadece işi düştüğü zaman sana mesaj atan arkadaşlarından uzaklaşmaya çalış bunlar seninle çıkar için iletişim kurmaktadırlar.
-On altı ve son artık her şeyi fark et kendine gelll lütfen kendine gel ve yeni bir sayfa aç merak etme hayatın çok iyi yerlere gelecek.

  Ben yeni bir sayfayı lise 2 de açtım ve şuan yeni bir sayfa açtığıma çok memnunum çünkü daha öncesinde neyin ne olduğunun farkında bile değilmişim...

 İYİ Kİ VARSINIZ SİZLERİ SEVİYORUM. DEĞERLİ OKUYUCULARIM...

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.