Etiket Nedir? En Kolay Gıda Etiketi Nasıl Okunur?


  Merhaba Öncelikle Nasılsın? Umarım iyisindir. Sana bu blogum da etiket nedir? Gıdaların üzerinde bulunan etiketler en kolay nasıl okunur ve çocuklarımıza etiket okuma alışkanlığı nasıl kazandırabiliriz gibi konuları ele alacağız. İstersen hemen konuya girelim.

 Etiket Nedir?
Etiket ürünlerin üzerinde bulunan o ürün hakkında gerekli olan tüm bilgileri içeren bir bilgilendirici yazıdır.

Uzun tanımı ise;

Etiket, bir ürünün üzerinde yer alan rakam ve çizgilerden oluşan bir sistemdir aslında fakat ürünlerin üzerinde bulunan bu etiket sistemi ürünlerin bilgisayara çok hızlı bir şekilde girişinin yapılmasını sağlamaktadır. Seri karakterlerin kodlanması amacıyla kullanılan siyah çubuk ve beyaz boşluklar dizisidir. Barkod dediğimiz etiket, imal edilen her üründe mutlaka bulunması gereklidir.

Etiketler günümüzde her iş kolunda kolaylık sağlamaktadır. Bunların başında üretim, imalat, satış, pazarlama kısımları gelmektedir. Ama bunların yanında depo kontrolü ürün adet yanı stok ve mal sayımı sıralarında her iş için kolaylık sağlamaktadır. Ama kısaca o ürün ile ilgili tüm genel bilgileri vermek amacıyla kullanılan bir materyal'dır. 

Günümüzde en çok kullanılan etiketler ise; fiyat etiketleri, Ürün logo ve marka etikleri ve son olarak barkod kullanılmaktadır.

Peki gıda etiketleri nedir?
Bir gıda ürününün o ürün hakkında gerekli olan tüm bilgileri içeren ambalajın dışında olan belli bir ölçüde yazılan bilgi ve uyarı yazılarıdır.

Peki Gıda Etiketlerinde Bulunan Bilgiler Nelerdir?
-Gıdanın adı
-Gıdanın net miktarı
-Gıdanın içerisinde bulunan maddelerin listesi
-Gıda üretiminde kullanılan bileşenlerin oranları belirtilmeli
-Gıdanın içerisinde alerjen madde varsa özellikle belirtilmeli
-Tavsiye edilen tüketim tarihi ve son tüketim tarihi
-Gıdanın muhafaza koşulları
-Gıdanın özel kullanım koşulu varsa o belirtilmeli
-Üretici firmanın ve ambalajın ve dağıtıcı firmanın adı ve adresi bulunmalı
-Ambalajın kayıt numarası
-Ürünün geldiği, menşe ülke belirtilmeli
-Gıdanın kullanım talimatı eğer gerekli ise
-Gıdanın üretildiği zaman, yer, üreten personel ve benzeri gıda takip sistemini mümkün kılacak imalat parti numarası
-Son olarak tüm bu bilgileri içeren etiketin Türkçe yazılmış olması zorunludur.

Peki etiketlerde bulunan bilgiler gerçek bilgiler midir?

Evet etiket içerisinde bulunan tüm bilgiler gerçek bilgi olmak zorundadır. Bazı kişiler ürünleri önünde ve arkasında yazan bilgilerin sahte ve gerçek olmadığını düşünmektedir. Ama öyle bir şey asla olamaz ve asla öyle bir şey düşünmeyiniz. Hepsi gerçek olmak zorundadır. Eğer olmaz ise o ürünü o firma piyasaya süremez. Bakanlık buna izin vermez zaten her gün veya ay olmak üzere düzenli olarak denetimler yapılmaktadır. Bu konuda her hangi bir kuşkunuz olmasın. Ama bazı kişiler bunu parantez içinde belirtiyorum. ''Ne yapıyor ne ediyor satıyor.'' Bende size bir tavsiye bilindik marka bir şeyi almayın, kullanmayın ve yemeyin. 

Peki genel olarak etiketlerde kullanılan besin birleşenleri nelerdir?

Doymuş Yağ: Bir paket üründe 1 gramdan daha az doymuş yağ olması gereklidir. Fazla doymuş yağ alımı, kalp ve damar hastalıkları, obezite ve kanser riskini arttırmaktadır.

Trans Yağ: Bir üründe en dikkat edilecek noktalardan birisidir. Ya olmamasında dikkat edin veya var ise 1 paket üründe en fazla 0.5 oranında içermesine dikkat ediniz. Trans yağ alımı arttıkça kalp damar hastalıklarının görülme oranı da artmaktadır.

Kolesterol: Kalp ve damar sağlığı için bir üründe kolesterol minimum düzeyde olması gereklidir. Bunun için paketin içerisinde 20 mg'dan daha az kolesterol içeren gıdaları tercih etmek gereklidir.

Tuz: Paketli gıdaların 100 gramında 1.25 gramdan fazla tuz içermemesi önemlidir. Fazla tuz alımı yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, fel., mide ve bağırsak hastalıkları, kanser gibi kronik hastalıklara neden olabilmektedir. ''Başı dönen kişiler genel olarak çok fazla miktarlarda tuz kullanan veya tuzlu ürünler tüketen kişilerdir.''

Sodyum (Na): Sodyum tuzun bir birleşimidir. Bu yüzden kraker, tuzlu bisküviler, salça, zeytin,  turşu gibi ürünler sodyum içermektedir. Tuz tüketimi günlük olarak 5 gramı geçmemesi gerekmektedir.

Şeker: Evet hep beyaz hep beyazlardan bahsediyoruz ama gıda sektöründe en tehlikelileri beyazlardır. Paketli bir ürünün her porsiyonunda en fazla 9 gram şeker bulunmaktadır. Bazı firmalar bu konuda şaşırtmak için yarı beyaz şeker, rafine şeker, şeker çözeltisi, invert şeker şurubu, glukoz şurubu, susuz dekstroz, fruktoz şurubu, mısır şurubu, maltoz şurubu ve ham kamış şekeri gibi ibareler ile yazmaktadır. Ama aslında her biri de şekerdir. Her biri de o üründe şeker olduğunu göstermektedir. Birde şuna dikkat ediniz %100 doğal ve şeker ilavesiz.

Karbonhidrat, Protein ve Yağ: Şekeri az, bol lifli ve yağ açısından trans ve doymuş yağı az ürünleri seçmek bu 3 birleşeni de dengeli bir şekilde alınmasını sağlamaktadır.

Lif: Lif bağırsakların koruyucu kalkanıdır. Kabızlık düşmanı olan lif hazır besinlerde özellikle bisküvi, ekmek gibi tahılı gıdalarda yer almaktadır. Bu yüzden paketli ürünlerin lif yönünden zengin olmalarına özen göstermek gerekmektedir. Bir pakette 7 gr'dan fazla lif içeren besinler tercih edilmelidir.

Yüzde işaretleri: ''%Günlük Değer, %GD, %RDA, %Daily Value, ve %'' işaretleri yüzlük değer işaret ve simgeleridir.

Gluten: Buğdayda bulunan bir proein türüdür. Gluten bazı kişilerde sindirim ve emilim problemine neden olmaktadır. Gluten hastaları bu konuda aşırı derecede dikkatli olmalıdırlar. 

Laktoz: Süt ve süt ürünlerinin genel olarak hepsinde yer almaktadır. Laktoz bazı kişilerde şişkinlik, gaz, ishal, kabızlık gibi rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Bu konuda aşırı derecede dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum.

Burada size kısa bir bilgi hasta olmamızın nedeni yediğimiz gıda ürünleri olabilir mi?

Bence benim şahsı fikrim kesin ve kesin yediğimiz gıda ürünlerinden olmaktadır. Hatta size bu konuda bir blog yazdım onu okumadıysanız aşağıda bulunan yazıya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Hasta olmamızın nedeni yediğimiz gıda ürünleri olabilir mi?

Peki gelelim çocuklarımıza etiket okuma alışkanlığı nasıl kazandırabiliriz?

İlk olarak çocuklar görsel hafızaya, el becerisine ve hikayelere aşırı derecede ilgilidirler. Bunun için çocuklarınız ile beraber bir markete gittiğiniz zaman ona o almış olduğu ürünü incelemesini ve bir göz atmasını isteyim. Bir anne ve baba olarak onlar ile markete gittiğiniz de o aldığı ürünün kötü olduğunu değil o ürünün neler içerdiğini ona anlatmanızı öneriyorum. 

 Bazen bir markete gidiyorum bu her hangi bir market nedense oradan anne ve babalar yok onu alma yok bunu alma ya bakın tamam alma diyorsunuz ama çocuğunuz neyi aldığını bilmiyor. Siz ona bunu anlatırsanız o sizin dediğinizi dinleyecek ve o ürünü almayacaktır. Bunu tatlı ve eğlenceli bir yolla anlatabilirsiniz. Lütfen çocuklarınıza onu alma bunu alma yok o yok bu demeyiniz. Unutmayın ki zamanında siz de bir çocuktunuz.

Gelin şimdi de çocuklar için bir hikaye yazalım...
Etiket alışkanlığı kazandırmak için yazılmış hikayedir...

Bir varmış bir yokmuş elver zaman içinde kalbur zaman önce bir abla ve bir kardeş varmış. Ablanın ismi Gizem kardeşinin ismi ise Boraymış bunlar ikisi el ele kol kola güle oynaya bir süper markete gitmişler. Tabi küçük kardeş olan Bora hemen koşar adımlar ile jelibon, çikolata ve dondurma olan reyonuna gitmiş. Hemen ardından ablası onun kaçtı kayboldu sanmış ama sonra bir bakmış ki kardeşi jelibon, çikolata, dondurma reyonun önünde tabi hemen onun yanına giderek burada ne yaptığını sormuş. Küçük Bora ise ablasından 1 adet jelibon ve çikolata almasını istemiş. Ama ablası onların ne kadar da çok zararlı olduğunu bildiği için almak istememiş ama kardeşine ne diyeceğini de bilememiş. Düşünmüş taşınmış ne yapsam ne etsem acaba diye sonra aklına bir anda kardeşine onun neden zararlı olduğunu anlatması gerektiğini fark etmiş ve hemen harekete koyulmuş. Kardeşini ve o istediği ürünleri alarak marketin ortasında çömelerek oturmuşlar. Ablası ilk önce o ürünün nesini beğendiğini sormuş. Kardeşi olan bora ise o ürünün renginin yanı ambalajının çok güzel göründüğünü söylemiş. Ablası da hemen başlamış anlatmaya evet o elindekinin ambalajı çok güzel peki neden güzel biliyor musun demiş? Küçük Bora düşünmüş taşınmış neden acaba neden acaba aklına bir de ne gelmesin mi onu alması içinmiş. Tabi bunu duyan ablası bir anda gülmeye başlamış ve almış kardeşini yanına tek tek anlatmaya başlamış. Ürünün ismini, nereden geldiğini, içerisinde neler olduğunu soru cevap şeklinde 10-15 dk boyunca aralarında konuşmuşlar. Ama Bora ablasını dinlese bile o ürünü almayı kafaya koymuş. Sonra ise ablasının aklına değişik bir fikir gelmiş. Oradan bir karton kutu istemiş ve bora onu görmeden o karton kutunun içerisine jelibonu ve çikolatayı koymuş sonra ise boraya dönüp bunu mu almak istersin bunu mu demiş. Bora ise tabi ki de o karton kutuyu değil diğerini seçmiş. Hemen ablası ona demiş ki bak senin jelibonların bunun içinde ama sen bunu seçmeyerek boş kabı seçtin demiş. O an bora bir şaşkınlık geçirmiş ve sonradan farkına varmış ki o ürünün onu almasını sağlayan asıl şeyin dış kabının olduğunu ve o gün bugün ablasına bir söz vermiş bundan sonra her hangi bir ürünün dış görünüşüne bakarak bir daha ürün almayacağına söz vererek ablası ile beraber market alışverişini bitirerek eve gelmişlerdir. Ablası ise ona evde marketten almış olduğu ürünler ile güzel bir kek yapmış ve ikisi beraber oyun oynarlarken keki yemişlerdir...

''Dış görünüşe asla kanmayınız.'' Emre'nin Günlüğü (Aşçı ve Gıda Teknikeri)

Umarım beğenirsiniz. Elimden geldiğince yazmaya çalıştım. Bu konu hakkında ki duygu ve görüşlerinizi bize yorum yaparak veya Instagram sayfası üzerinden bize iletebilirsiniz.

Bu blogu yazarken üniversite ders notlarından yardım aldım.
Instagram: emreningunluguu

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.