Gezgin ve Meraklı Bölüm 12 (Kiliseler)


Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. İyi okumalar dileriz.


Jackson: Emre ya bu Taksim de bulunan o Mustafa Kemal Atatürk heykeli değil mi?

Emre: Evet :) O merak edip de ne zaman gideceğiz dediğin Mustafa Kemal Atatürk heykeline geldik sonunda :))

Jackson: Wowow ne kadar da çok yol geldi ya ama olsun çok güzel gözüküyor cidden görmeye değer. :)

Gavin: Ama bence de değer çok güzel çünkü... Ama bunu merak ettiğini ben yeni öğreniyorum.

Mustafa: Sorma bende daha yeni öğrendim bunlar acaba bizi uyuttular mı yaa veya biz mi uyuyoruz anlamadım ben bunlar şifreli falan mi konuşuyor onuda çözemedim ki?

Emre: Ne var ya siz önde giderken arkada ikimiz konuşmuştuk o sırada göstermişti yani bende ileride onun yanına gideceğimizi söylemiştim. Siz gerçi neden hep önde gidiyordunuz ki yolu biliyormuş gibi :))

Mustafa: Gerçi oda doğru yolu bilmeden gidiyoruz işte :))

Gavin: Cidden vallah biz neden hep en önde gidiyoruz?

Mustafa: Emre düz gideceğiz dediği için her zaman bizde önden sohbet ederek yürüyorduk işte o kadar. :)

Gavin: Neyse ya boş verin olan oldu :))

Mustafa: Aynen boş verin de gelin hep beraber resim çekilelim. Ama önce herkesin istediği gibi çekelim sonra toplu çekiliriz.

Emre: Hadi o zaman ben çekerim.

Jackson: Zaten hep sen çek sen bu işin uzmanı gibisin sanki eğitim almış fotoğrafçı gibi çekiyorsun sana bir tane profesyonel kamera şart yaa

Emre: Yani arkadaşlarım da öyle diyor da bende almak istiyorum da daha alamadım. Burada biraz pahalı da ondan.

Jackson: Ahahah sen gel İngiltere'ye ben sana en kaliteli fotoğraf makinesini hediye ederim. Oradan alıp gönderebilirim ama gelirken gümrük sorun yapar kesin gümrükten geri gönderirler sen en iyisi geldiğin zaman sana hediye edelim.

Emre: Ahahaha tabi orada ne fotoğraf makineleri vardır ya cidden

Jackson: Bizim profesyonel makineye de bir ara bak istersen çok iyi en iyileri arasında bir çantada ufacık drone var oda çok iyi

Emre: Nasıl ya sizin çantanızda drone mi var?

Jackson: Evet akşam otelde gösteririm veya yarın sabah geldiğiniz zaman hem fotoğraf makinesini incelersin hem drone'yi olur mu?

Emre: Tabi ki de olur yaa

Mustafa: Emre makine istiyorsan ben sana alırım ki istersen gel hemen alıp gelelim istersen benim makineyi vereyim sana olur mu?

Emre: Ahaha yok ya gerek yok cidden ikinize de teşekkür ederim. Bu arada ne kadar çok konuştuk ya hadi geçin tek tek resminizi çekeyim de geriye kalan yerleri de bir an önce gezelim...

Sırasıyla teker teker resim çekilirler. Sonrasında ise birisinden rica ederek topluca hatıra fotoğrafı çekilerek bir sonra ki gezi yerlerine doğru yola koyulmak dadırlar.

Emre: Bir sonra ki durağımıza gelmeden çantalarınızın fermuarını kapatın ve cebinizde bulunan tüm her şeyi çantanıza koyun. Herkes koysun çantasına her şeyini ne olur ne olmaz şimdi gideceğimiz sokak biraz  ters sokak biz önlemimizi alalım.

Herkes Emre'nin sözünü dinler ve tüm eşyalarını ceplerinde bulunan paralarını çantalarına koyarak tüm fermuarlarını kontrol ederek gezecekleri yere doğru ilerlerler...

Mustafa: Emre ilk durağımız neresi?

Emre: Hmm ilk durağımız ise Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi...

Jackson: Ne ne kilise mi?

Gavin: Cidden kiliseye mi gireceğiz?

Emre: Evet tam üç tane kilise gezeceğiz ardından Galata Kulesi ve bugün finish yapacağız.

Jackson: Yaa seni var yaa çok manyaksın sen yaa cidden her kafaya göre plan yapıyorsun. Seni İngiltere'ye kaçırsam ne olur ki yaa veya gelsen aynı üniversite'de okusak olmaz mı yaa 😭😭😭

Mustafa: Obaa ne oluyor Emre benim yaa kim kaçırıyor onu o benim valalh onu kimseye vermem malesefff üzgünüm 😢 o benim okuluma gelsin ya oraya niye geliyor ki ama belki ilerde beraber gelebiliriz.

Emre: Bilmiyorum kafam karıştı ama bilemiyorum şuan bir şey diyemiyorum...

Jackson: Bir kere sarılabilir miyim?

Emre: Evet bunun için izin almana gerek yok ki :))

Mustafa: Ohoho iyi valahh :))

Jackson: Bilmiyorum bende niye izin alıyorsam.

Gavin: Ohh vlh siz sarılın best kanki olun bizde sizi mi izleyelim olmuyor ki böyle ama? :(

Mustafa: Gel bizde sarılalım :)

Gavin: Ahah aynen biz niye bakışıyoruz ki gel :))

Hep beraber birbirleri ile sarılırlarken bir anda hep beraber sarılmaya başlarla ve unutulmaz dostluklara nice mutlu günlere diyerek gezilerine devam etmektedirler. 

Emre: Evettt kiliseye geldik hemen sola dönün ve karşınız da :))



Jackson: Ohaa cidden ben şaka sanmıştım :))

Mustafa: Emre bu gezi ve müze konusunda şaka yapmaz çünkü tam müze hastası cidden hastası ama müze görmeden rahat edemiyor :))

Emre: Allah Allah sana ne yaa seni ilgilendirmez o benim hastalığım sanki senin hastalığın yok...

Gavin: Hm geldik ama siz nasıl gireceksiniz ki?

Mustafa: Hm güzel soru geldi evet Emre sendeyiz :))

Emre: Dalga geçme yani bayah ayağımız ile gireceğiz :)) Neyse tm tm şaka bir yana biz müze olduğu için tarihi yeri görmek için gireceğiz yani sıkıntı değil sizin camiye girdiğiniz gibi bizde kiliseye gireceğiz ama biz Müslüman olduğumuz için sadece gezeceğiz.

Jackson: Wowo iyiymiş ya ben giremezsiniz sanıyordum.

Emre: Yok yok hatta hadi girelim. Bende size hemen tarihçesini anlatayım.

Jackson, Gavin: Olur hadi o zaman içeriye girelim.

Emre: Girmiş olduğumuz kilise 14 Eylül 1880 yılında Neo-Barok, Byzantine Revival architecture tarafından yapılan bir Rum Ortodoks Kilisesidir.

Jackson: Wowow çok harika ya peki biz inancımızı yapsak sizin için sorun olmaz değil mi?

Emre: Yoo sorun değil siz yapın bizde resim çekelim. Sonra sizi izleriz.

Gavin: Ahah olur tabi izleyebilirsiniz.

Emre: Mustafa biraz meraklı da şimdi benim başımın etini yer nasıl oluyor falan diye...

Mustafa: Ahah bakıyorum da ezberlemişsin :))

Jackson ve Gavin kilise de inançlarını yaparlar ve bu sırada Emre ile Mustafa kilisenin resimlerini çekmektedirler. Hemen sonra ise müzeden çıkarak bir sonra ki kiliseye doğru yola çıkmaktadırlar.

Emre: Nasıldı arkadaşlar beğendiniz mi?

Jackson: Bence harikaydı buraya gelip bunu görmek benim için anlatılmaz bir gün oldu.

Gavin: Bence de çok güzel oldu buraya gelip böyle güzel kiliselerde inancımızı yapmaya vesile olduğun için çok teşekkürlerimi sunarım.

Emre: Rica ederim.

Mustafa: Diğeri de bu yol üzerinde mi?

Emre: Evet hemen ileri de...

Jackson: Bu sokak ama çok güzel yaa müzisyenler bile var ne deniyor du bunlara yaa?

Mustafa: Sokak sanatçıları

Jackson: Ahah evet çok güzel çalıyorlar.

Emre: Aynen öyle bu sokak Taksim olarak geçiyor sokak sanatçılarından tutun her şeyin olduğu bir caddedir. İstanbul'un en ünlü ve eski caddesidir.

Gavin: Vayy behh ama nedense her yerde polisler var.

Emre: Hm evet çünkü bu sokak kalabalık olduğu için hırsızlık olayları oluyor bazen onun için güvenlik amaçlı...

Jackson: Ahh ben anladım neden bizim eşyalarımızı çantaya koydurduğunu...

Mustafa: Benim bile aklıma gelmemişti var ya vallah bravo 👏

Emre: Ahah tm tm :) Bu arada biz bazen Türkçe konuşuyoruz bilginiz olsun. Anlamazsanız ne diyorlar demeyin. Kötü bir şey konuşmuyoruz.

Gavin: Tam bende onu soracaktım aslında :))

Mustafa: Güvenlik amaçlı

Jackson: Okey okey no problem!!

Emre: Evet bir sonra ki durağımız ve benim en çok merak ettiğim kiliseye gelmiş bulunmaktayız.

Mustafa: Ohaaa çok güzel değil mi?

Emre: Tabi ki de baksana yaaa

Jackson: Omg perfecttt aman tanrım gözlerime inanamıyorum.

Gavin: Wowowwo prefect 👌

Emre: Evet buranın adı ise Sent Antuan Kilisesi



Mustafa: Söylemene gerek yoktu ki girişte yazıyordu zaten :))

Emre: Yaa ben dikkat etmemişim :))

Mustafa: Ahahah harbi mi :)))

Emre: Evet

Gavin: Aynen yazıyordu.

Jackson: Yaa kesinde gelin içeriye girelim.

Hep beraber içeriye girerler ve her zaman ki gibi Emre ile Mustafa resim çekmektedirler. Jackson ile Gavin ise oturup Papazı dinlemektedirler. Bu sırada bizim çılgın ikilinin başına bir olay gelmektedir.

Emre: Mustafa dikkat ettin mi şu adam orada 10-15 dakika'dır öyle duruyor ve hiç hareket etmedi galiba manken...

Mustafa: Aynen bende dikkat ettim manken gibi duruyor.

Emre: Dur bakalım makinenin zoo mu ile önünde ne varmış :))

Mustafa: Cidden bakacak mısın?

Emre: Evet gel bak sende bir kitap var sanırsam İncil okuyor.

Mustafa: Galiba bizim Gavin ile Jackson'a sorarız onlar anlatır.

Emre: Bak bak hareket ediyor.

Mustafa: Ohaa Bismillahhirrahmanirrahim ne oluyor orada ohaa dur yaa kalbime indi.

Emre: Yuhh Bismillahhirrahmanirrahim cidden neler oluyor orada yaa

Bu sırada yanlarından bulunan teyze de bir anda panik yaparak çırladığı için ikili daha fazla korkmuştur.

Mustafa: Emre yaa biz çıksak mı ki?

Emre: Yaa yok bir şey gel korktun mu :)) Gerçi bende korktum ama bir şey yok o gerçekmiş gel bizim ikiliye soralım neymiş öğrenelim.

Mustafa: Tm olur...

Emre: Jackson ya şurada Papazın okuduğu veya yaptığı şeye ne deniyor veya ne yapıyor?

Jackson: O adamın okuduğu şey İncil ve o adam dediğiniz kişi Papaz oluyor yalnız bilginiz olsun. Bu arada çıkabiliriz. Bitti zaten...

Emre: Hm olur yani bizim camiler gibi bizde Kur'anı Kerim okunuyor sizde de İncil yani anladım okey

Jackson: Anladığına sevindim.

Mustafa: Ahah tm tm anladım çok kolaymış yaa :)

Gavin: Ahaha anladığınıza sevindik. İsterseniz bir sonra kin de çok fazla durmayalım hemen çıkabiliriz bakıp da?

Mustafa: Aynen çok iyi olur ya bizim için veya siz girin biz sizi bekleriz öyle de yapabiliriz.

Jackson: Ahah oda olabilir.

Emre: Yok ya onca geldik bir gezip iki resim çekip gideriz.

Gavin: Anlaştık o zaman hadi gidelim.

Diğer kilise olan Santa Maria Draperis Kilisesine gelmişlerdi konumdan ama etrafta kilise görememek dedirler. Çünkü kilisenin kapısı yan tarafta bulunan kafe veya ev veya dükkanlarla bitişikti. Çok şaşırmışlardı tabi sonradan fark etmişlerdi. Hemen içeri girdiklerinde onları uzun bir beyaz mermerden yapılmış merdiven beklemekteydi. Hemen merdivenlerden inerek kiliseye girmişlerdi. Kilisenin içerisinden daha çok o beyaz mermer merdivenler dikkat çekici ve daha güzellerdi. Hemen hep beraber resim çekerek daha fazla durmadan buradan ayrılmışlardı.

Bir sonra ki durakları olan Galata Kulesine doğru yola koyulmak da dırlar...
_____________

Merhaba arkadaşlar umarım beğenmiş sinizdir. Bu bölüm biraz kilise ağırlıklı oldu çünkü 3 tane vardı  toptan bir bölümde anlatmak istedik.

Bu konu da biz tabi Müslümanız yanlış falan anlamayın sakın!!!!

Fikirleriniz ve önerilerinizi yorum yaparak bizlere iletebilirsiniz.

Şimdiden teşekkür ederiz... 😍😘😍

Bir sonra ki bölümümüz Galata Kulesi: Galata Kulesi Bölüm 13 (Yazının üzerine tıklayarak bir sonra ki bölümümüzü okuyabilirsiniz.)

Instagram: emreningunluguu

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.