Gezgin ve Meraklı Bölüm 13 (Galata Kulesi)


Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. İyi okumalar dileriz. (Kitabımızı okumadıysanız ilk bölümden okumaya başlamanızı tavsiye ederiz. )

Mustafa: Bu ne kalabalık ya böyle bu saatte bu kadar kalabalık olacağını sanmıyordum.
Emre: Yani hava daha kararmadı ki hava kararsa bile gece manzarası için yine yoğun olacaktı...
Mustafa: Aynen haklısın ben onu düşünemedim ya cidden akşam daha bir güzel gözükür...
Jackson: İnternetten bakmıştık biz gelmeden önce de bende manzarasını çok beğenmiştim.
Gavin: Yani o eşsiz manzarayı görmek için beklenir çünkü internette o kadar güzel duruyordu ki çok harika yaa...
Mustafa: Bu arada ben size tarihçesini anlatayım. Çok güzel bir geçmişi var.
Şöyle başlayayım İstanbul'un Galata semtin de inşa edilen ve şehri temsil eden bir kuledir Galata Kulesi. Bu kule; 528 yılında inşa edilmiştir. Dünyanın en eski kulelerinden sayılır. Kule; Bizans İmparatoru Anastasius tarafindan yaptırılmıştır. Kulenin amacı o yıllar da fener kulesi olmasıdır. Aynı zamanda yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır.
Jackson: 528 yılında mı yapılmış omg o yıldan bu yana kadar kaç yüzyıl geçmiştir?
Emre: Bilmem ki ama bayah geçtiğine eminim çünkü aşırı eski
Mustafa: Ama bence ne varsa eskilerde var 528 yılından bu yana kadar sağlam bir şekilde duruyor. Yeni yapılmış olsa şimdiye kadar kesin yıkılmıştı...
Emre: Bence de eminim bu konu da çünkü şimdi ki yapılar dayanıklı değil ki hepsi beton zaten betonlardan dolayı hava değişimi olabilir. ABD gibi yani şuan hortum yok mesela bir kaç yıl sonra kesin olacak buna eminim yani
Gavin: Nasıl ya ben anlamadım?
Emre: Hm şöyle ne kadar çok beton o kadar doğal afet diyebilirim.
Gavin: Burada betonun etkisi nedir ki?
Emre: Ağaçların yok olup beton binaların onların yerini alması ve ağaçlar olmadığı için hava kirliliği ve bu yüzden de yağmur oluşması ve daha fazlası
Gavin: Hm anladım sanırsam. Hava sirkülasyon yapamıyor yani?
Emre: Aynen öyle
Mustafa: Bu böyle giderse ilerde çok sıkıntı olacağına inanıyorum.
Jackson: Evet bende ama ben hiç öyle düşünmemiştim.
Emre: Hm sen nasıl düşündün ki?
Jackson: Yani büyük binalar yapıldıkça o yerin nüfusu artıyor ya o gibi düşünüyordum.
Emre: Hm tabi birde o yani var ama neyse bu konu çok uzun biz gezimize bakalım.
Gavin: Aynen öyle ben uzaktan bir kaç resim çekip geliyorum hemen...
Jackson: Instagram'a atacaksan eğer bana da at da bende koyayım.
Emre: Bence grup kuralım herkes oraya atsın nasıl olur?
Gavin: Çok iyi bir fikir o iş sizde :))
Jackson: Zaten her iş bizde siz iş yapmayın.
Mustafa: Ahah vallah ne yalan söyleyeyim ben grup kurmasını bilmiyorum.
Gavin: Ahah harbi mi yok artık?
Mustafa: Evet cidden zaten 2 ya da 3 grup da varım o kadar...
Emre: Ben akşam öğretirim sana hepsini...
Mustafa: Oh oh daha seninle zaten çok işimiz var daha İngilizce ödevimiz bile var.
Gavin, Jackson: Oh oh bizde yardım ederiz isterseniz hatta siz bize verin biz yapalım otelde olur mu?
Mustafa: Bilmiyorum ki ama öyle olmaz ki siz misafir siniz size ödev vermek olmaz sonra hocaya yakalanırım.
Jackson: Sen bilirsin ama Whatsapp üzerinden yapalım bizde kontrol ederiz.
Emre: Olur tabi neyse hadi gelin sıra bize geldi.
Mustafa: Bir saniye öne ben geçeyim hemen.
Emre: Niye sen geçiyorsun?
Mustafa: Sana ne yaa ne çok soru soruyorsun sende sana ne söylemiyorum. Bu Emre var ya boyna soru sorar işi gücü soru sormak ama tabi en çok soruyu ben ona soruyorum yani bir ödev olsa hemen Emre yok bir şey olsa Emre çünkü biliyor her şeyi yani ama bazen gıcıklık yapıyor söylemiyor insanı deli ediyor böyle çok gıcık, dengesiz, solak, arıza, gezgin bir tip :Dd
Jackson: Sana bir şey söylemek istiyorum onların hepsi sensin Emre gıcık falan değil asıl gıcık olan sensin her yerde hesap ödüyorsun falan bir de sorunca sana ne diyorsun asıl sana ne...
Emre: Sen var ya sen bittin demek öyleyim görürsün sen sabah gününü...
Mustafa: Asıl sen görürsün gününün...
Jackson: Neyse hadi isterseniz biletleri alalım akşam bol bol tartışırsınız :))
Emre: Ah ah olabilir iyi fikir...
Mustafa: Hadi alın bakalım biletlerinizi
Gavin: Ya hep sizden oluyor olmuyor ki böyle...
Mustafa: Sorun değil anlaştık zaten yarın hava alanında yemekler sizden olacak.
Jackson: Ahh evet anlaşmıştık.
Emre: Hadi asansöre binelim.
Hep beraber asansöre binerek galata kulesinin üstüne çıkmaktadırlar. Bu arada Galata Kulesinde hem asansör hem de merdiven bulunmaktadır.
Mustafa: Yuhh bu ne kalabalık ya
Jackson: Sağdan girip soldan çıkacağız sanırım.
Emre: Evet aynen öyle umarım birileri soldan gelir de sıkışırız ki bu sayede daha fazla dururuz. 
Jackson: Ahah bence de ama kesin birileri gelir eminim.
Mustafa: Ahah bende eminim cidden kesin gelirler.
Hep beraber Galata Kulesinin etrafını gezerek bol bol resim çekerler. Dedikleri gibi de soldan gelenlerin sayesinde ortada sıkışıp kalırlar. O kadar küçüktür ki 1 insan anca sığacak gibi tasarlanmıştır. Bu yüzden 15 dk yerine 45 dakikadan daha fazla süre yukarıda beklemişlerdir. Bu onlar için avantaj olmuştur. Doya doya manzaranın keyfini çıkartarak unutulmaz resimler çekerek Galata Kulesini ölümsüzleştirmişlerdir.
Media*
Jackson: Çok güzeldi ya iyi ki de yoğunluk oldu da keyfini çıkara çıkarak manzarayı izleyebildik
Jackson: Çok güzeldi ya iyi ki de yoğunluk oldu da keyfini çıkara çıkarak manzarayı izleyebildik.
Gavin: Aynen öyle ama yukarıdan daha bir başka gözüküyordu.
Emre: Bence de her şey yukarıdan daha güzel aşağı inince çok garip geliyor.
Jackson, Mustafa: Aynen haklısınız.
Gavin: Evet şimdi rotamızda neresi var?
Emre: Hm şuan rotamız bugünlük sona ermiştir. Şuan otoparka gideceğiz sadece ama araba sanırsam karşı tarafta kaldı.
Mustafa: Şuan var ya araba bize o kadar uzakta kaldı ki oraya nasıl gideceğimiz hakkında benim gram bir fikrim yok.
Emre: Ya sorun değil gideriz ama önce bir yerde oturup dondurma falan yiyelim orada otururken rotayı belirleriz.
Hep beraber bir dondurmacıya girerek tatlı, içecek, dondurma gibi aperatif yiyecekler yerken Emre ile Mustafa bir yandan rotayı belirleme peşinde iken Gavin ile Jackson da sosyal medya hesaplarından arkadaşlarına gezdikleri yerlerin resimlerini atmaktadırlar. Burada güzel bir şekilde dinlendikten sonra yola çıkmaktadırlar.
Emre: Feribot ile karşıya geçerek oradan diğer feribota binerek diğer karşıya geçeceğiz.
Mustafa: Yani söyle ilk olarak Karaköy'e gideceğiz oradan vapura binerek Kadıköy'e oradan diğer vapura geçerek Yeni kapıya gideceğiz.
Emre: Bugünlük geziyi vapur ile bitirmek çok güzel olacak...
Jackson: Aynen öyle çok iyi düşündünüz tebrik ederim.
Gavin: Cidden öyle otobüsle gideceğimize manzaranın keyfini çıkara çıkarak gitmek efsane güzel olacak.
Emre: Hadi o zaman gidelim. Şurada ki merdivenlerden aşağı indiğimiz an oradaymış vapur.
Hep beraber vapura binmek için yola koyulurlar. Merdivenlerden inerek vapura geldikleri zaman Mustafa'nın kartından doğru teker teker geçtikten sonra vapura binerler. O eşsiz manzarayı görebilmek için en üst tarafta bulunan köşeye oturmaktadırlar.
Mustafa: Makinelerinizi hazırlayın efsane pozlar yakalayacağız ama dikkat ettin bir şeyle elinize veya boynumuza bağlayın yoksa düşme ihtimali var.
Emre: Ahh aynen öyle biraz dikkatli olmamız gerek.
Gavin: Benim için sorun değil de Jackson için biraz sorun olabilir o biraz sakar olduğu için yani bunu da elinden kaçırırsa 4. telefonu olacak.
Jackson: Sakar isen sakarım ya size ne ben ne yapayım elimden gelen bir şey değil ama bu sefer çantaya koyacağım ki bir şey olmasın :))
Mustafa: Ahaha Emre de biraz sakar ama o genelde yemekleri döker üzerine :))
Emre: Allah Allah dökerim tamam dökmüyor değilim arada döküyorum ama yinede dikkat ediyorum. Yani haftada 1 kere falan anca oluyor ya başka olmuyor ki...
Hep beraber güzel pozlar yakalayarak binmiş oldukları vapurdan diğer vapura geçmek için hazırlık yapmaktadırlar. Diğer vapur 10 dakikaya kalkacağı için dinlenme yerinde beklemeye koyulurlar. Zamanı geldiğinde vapura binerek Yeni kapıya doğru hareket etmektedirler.
Jackson: Çok güzel pozlar yakalıyorum. Bunların hepsini fotoğrafçı arkadaşıma atacağım.
Mustafa: Akşam veya yarın bakarız bende merak ettim çünkü nasıl pozlar yakaladığını
Gavin: Jackson çok güzel resim çekiyor bunun eğitimini aldı sadece resim üzerine.
Emre: Wowo çok güzel bende iyi çekiyorum ama eğitim almadım henüz ama almayı düşünüyorum.
Media*



Mustafa: Evet otoparka geldik       

Hep beraber vapurdan inerek otoparka doğru yola koyulmuşlardır.
Mustafa: Evet otoparka geldik. Hadi arabamıza doğru ilerleyelim.
Emre: Arabayı E5'e koymuştuk. Dur bende bu arada çantadan anahtarı çıkarayım.
Jackson: Oha sizin arabanız bu mu? Bu araba bir muhteşem harikası buna ben var ya bayılıyorum. Çok konforlu ve kaliteli
Mustafa: Ahh ahh vur birini al ötekini cidden Gavin bunların kafalar bir çalışıyor galiba Emre de bu arabanın hastası Jackson da hasta çıktı ya cidden bunların kafalar otomatik aynı kodlanmış gibi
Gavin: Bence de yani var bir şeyler.
Emre: Size ne yaa hadi çok konuşmayın da bir an önce otele varalım isterseniz?
Gavin: Arabayı Emre mi kullanacak?
Mustafa: Evet babam ona verdi arabayı o kullanacak bana vermesi yasak ben biraz hızlı gidiyorum da onun için riske atamadı Emre'yi çünkü ben olsam bende atamazdım oğlunu iyileştiren kendine getiren okul birincisi olmasını sağlayan ve ilk defa göreceğim birisini asla riske atmam bu konu da babamla hem fikirim yoksa inat edip alırdım arabayı...
Emre: Sen anca rüyanda alırsın :))
Jackson: Ahaha böyle arabayı ben olsam vermezdim. Ya pardon bir şey isteyebilir miyim?
Mustafa, Emre: Tabi ki de
Jackson: Ya müsait bir yolda bende kullanabilir miyim?
Mustafa: Tabi ki de ama ehliyetin var mı?
Jackson: Evet var ama Türkiye ehliyeti değil sorun olur mu?
Mustafa: Yoo olmaz başka ülkenin ehliyeti de her ülke'de geçerli oluyor zaten eğer bir sorun olursa da babamı ararız o halleder. Giderken güzel bir yer biliyorum sizi oraya getireyim de orada kullanabilirsiniz.
Jackson: Ciddi misiniz yaa off çok teşekkür ederim. Ama sizin için sorun olacaksa kullanmasam da olabilir.
Mustafa: Yok yok sorun değil otele varmadan önce ki yol zaten temiz ve bomboş oluyor genellikle hiç bir güvenlik önlemi de olmadığı için sorun olmuyor.
Otele varmadan önce Emre arabayı Jackson'a vermektedir ve otelin yakınlarına kadar arabayı Jakcson kullanmaktadır.
_______________________________________
Arkadaşlar umarım beğenmiş sinizdir. Beğenmediğiniz kısımları veya öneri tavsiyelerinizi yorum yaparak bildirebilirsiniz.
Bu bölümü şuan Emre'yle beraber yazdık şuan yanımda bize geldi 9 Eylül benim doğum günümdü Emre'nin de 6 Ekim olduğu için beraber doğum günümüzü kutlayacağız. 
🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁 🎁
Size bir haberimiz var bir sonra ki bölümü de Emre ile beraber yazacağız.
Umarım beğenirsiniz. Önerilerinizi fikirlerinizi yazmayı unutmayınız. Bu arada okuduğunuz için çok Teşekkür Ederiz. 😍😘😍

Bir sonra ki bölümümüz Eve Yolculuk Zamanı: Eve Yolculuk Zamanı Bölüm 14 (Yazının üzerine tıklayarak bir sonra ki bölümümüzü okuyabilirsiniz.)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.