Gezgin ve Meraklı Bölüm 15 (Ailesiyle Tanışma Vakti)


Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. İyi okumalar dileriz. Ailesiyle Tanışma Vakti 
(Biraz uzun olmuş olabilir bende yeni fark ettim.)

Emre: Ahah hadi o zaman bizi tanıştır nasıl tanıştıracaksın?

Mustafa: İzle ve gör şimdi :))

Emre: İzliyorum zaten...

Mustafa'nın babası hemen arabadan inerek Emre ve Mustafa'nın yanına gelmektedir.

Mustafa: Babacım bu o benim en yakın arkadaşım ve sizlerin merakla beklediği kişi olan Emre Emre bu da benim biricik Babam :))

Emre: Hayatımda gördüğüm en iyi tanışma şekli vay beh ben böyle sanmıyordum.

Mustafa: Ahah nasıl sanıyordun?

Babası: Merhaba oğlum hoş geldin 5 yılın sonunda seni görmek nasip oldu. Bizim üzerimizde çok emeğin geçti daha doğrusu Mustafa'nın üzerinde iyi ki geldin ve tekrardan hoş geldin.

Emre: Yaa bilmiyorum şuan anlatırım sonra :) Merhabalar hoş bulduk evet ya uzun süre oldu ama sonunda gelebildim. Ya aslında benim bir emeğim yok boşa teşekkür etmenize gerek yok hepsi oğlunuzun başarısı...

Mustafa: Emre yine saçmalamaya basladı baba heyecanlanınca saçmalıyor da kendisi :))

Babası: Yaa öğle mi peki bana şunu açıklar mısın oğlum? İstanbul'un en iyi psikologları düzeltemedi üstüne kimse derslerinde başarılı olmasını sağlayamadı. Peki senin emeğin yoksa bunlar nasıl oldu bakalım bana bunu açıklar mısın?

Emre: Hm şöyle açıklayayım. Biraz o kişiyi tanımak gerek ve o kişiye göre hareket ederseniz o kişinin hayatı çok çabuk değişir ve hayatı hep başarıya gider. Bende ona göre hareket ederek kendisini fark etmesini sağladım bu kadar yani

Mustafa: Neyse içeri geçelim mi daha sırada benim bir tanecik senin o gizli pasta kremasının tarifini bekleyen Annem var aşırı sabırsız. Benden daha çok heyecan yaptı diyebilirim.

Babası: Ahah peki akşam uzun uzun konuşuruz oğlum hadi geçelim.

Emre: Olur tabi ki de siz önden buyurun.

Babası: Oğlum neden yabancı gibi duruyorsun. Burası seninde evin yani rahat ol lütfen...

Emre: Yaa daha yeni ya biraz alışma şeyim var benim ama sonra sorun olmuyor.

Mustafa: Babacım Emre var ya bir alışırsa sabaha kadar oturup sohbet edersiniz. Sohbeti çok güzel.

Annesi: Ohoh merhaba Oğluşum benim sonunda seni görebildik. Nasılsın iyi misin? Sizin çantaları Hatice ablanız alır. Siz hemen içeri geçin.

Emre: Merhabalar hoş bulduk teşekkür ederim ben iyiyim siz nasılsınız asıl sizi sormalı. Mustafa sizin ondan daha sabırsız ve heyecanlı olduğunuzu söyledi doğru mu? Bu arada çantaları biz getiririz ya gerek yok cidden.

Mustafa: Ahah getiremezsin çünkü evi bilmiyorsun bende söylemiyorum. Hatice ablacığım biriciğim getiri sen merak etme ben zorlasam bile izin vermiyor bir keresinde su döktü üzerime bırak şunu diye...

Emre: Yok artık daha neler...

Annesi: Yani biraz olabilir neden olmasın ki sonucunda oğlumun en yakın arkadaşı geliyor ve 5 yıl sonra buluşup tanışıyorsunuz yani bu bizim için çok büyük bir şeref. Siz zahmet etmeyin yani veya zahmet edin güzel bir sular üzerinize dökülsün bir kendinize gelin benim için fark etmez. Mustafa çok iyi bilir o suları...

Emre: Yaa o kadar büyütmenize gerek yok cidden bu arada ciddi misiniz?

Mustafa: Denemek ister misin?

Emre: Yok ben almayayım teşekkürler.

Mustafa: Al al yaa lütfen...

Emre: Yarın deneriz benden merak ettim çünkü

Annesi: Ahha iki meraklı yan yana iki solak yan yana olduğu zaman demek böyle oluyormuş.

Mustafa: Ne oldu ki Annecim?

Annesi: Yok bir şey ya hadi içeri geçin kapıda çok bekledik. Yemek yerken bol bol konuşuruz.

Mustafa: Zaten babamın kesin ilginç soruları vardır şimdi herkese olduğu gibi....

Babası: Ya yok nereden çıkartıyorsun. Sorularıma gerek yok aslında ama bir kaç sorum tabi olabilir.

Mustafa: Bu ne demek şimdi sorum yok ama bir kaç sorum var. Babam da saçmalamaya başladı.

Emre: Sorun değil benim için ben sorulara alışkınım.

Mustafa: Babamın soruları zordur ama...

Emre: Benim için sorun değil.

Annesi: Hemen yemek masasını kurduruyorum. Karnınız açtır kesin.

Emre: Şu anlık aç değil gibi ya o kadar zahmet etmenize gerek yok.

Mustafa: Annecim var ya şuan o kadar açız ki otel de bile yemek yemedik sıf sizinle yemek yiyelim diye hemen valah olursa aşırı sevinirim çünkü tüm masayı yiyebilirim.

Babası: Keşke aperatif bir şeyler yeseydiniz ya neden kendinizi aç bırakıyorsunuz?

Mustafa: Sizle yemek için ya yoksa biz yerdik ki yoksa ben Emreyi hiç aç bırakır mıyım sizce? O da ben gibi yemek yemeyi çok seviyor.

Emre: Yemek yemeden insan vücudu çalışmaz. Yemek çok önemli bir ihtiyaçtır.

Babası: Ahah zaten gıdacı olduğu belli ki yemeği sevmese neden gıdacı olsun?

Mustafa: Ama soğan fln yemiyor bu biraz değişik gıdacı

Annesi: Gören bakan da sen yiyor sanacak. Sende yemiyorsun ki al birini vur ötekine yani...

Emre: Nasıl bir saniye Mustafa bana ben yiyorum demişti?

Annesi: Yok yok oda yemiyor. Soğan, biber, sarımsak, pul biber, kırmızı biber fln yemez.

Mustafa: Yaa yemiyorum değil yiyorum ama yemeğin içinde. :))

Emre: Ahha onu bende yiyorum yaa

Hep beraber yemek masasına doğru hareket etmektedirler.

Annesi: Siz şöyle oturun. Bizde şöyle oturalım karşılıklı sohbet ederiz.

Mustafa: Tm olur fark etmez.

Emre: Yalnız bir sandalye daha var orası kimin?

Mustafa: Ahh orası abimin ya oda gelecekti şuan yoldadır kesin trafiğe yakalanmıştır.

Emre: Ne Abin de mi geliyor yok artık ya tüm aileyle tanışıyorum desene onun gelmesine gerek yoktu aslında.

Mustafa: Ahah Emre geliyor dediğim an ilk dediği şey beni çağırıyorsun yoksa dedi kötü bozuşuruz. Abim ile bozuşmak kadar çok kötü bir şey yok cidden sinir hastası olursun o derece...

Emre: Hm peki bende merak ediyordum zaten...

Mustafa: Ahah seni merak etmeyen yok zaten ya adın çıktı ilginç çocuk diye hatta sen var ya bizim aileyi bile değiştirdin. Bizim aile eskiden böyle değildi herkes kafasına göre yiyip gidiyordu şimdi ise ailecek yemek yiyoruz ama çoğunluk babam olmuyor ama işte annem ben birde Hatice teyzemiz 3'muz beraber yiyoruz uzun zamandır. Hani sen bir ara kızdın ya tek yenir mi yemek falan üstüne ben kahvaltı yapmıyordum sonra senin zorunla kahvaltıya alıştım şimdi ise kahvaltı yapmadan hiç bir yere gidemiyorum.

Emre: Ohh iyi olmuş sana çok iyi haber bu yaa

Mustafa: Bu arada abim de geldi.

Abisi: Merhaba çılgın çocuk sonunda evimize gelebildin.

Emre: Evet biraz öyle oldu tekrardan merhaba

Abisi: Nasılsın sevdin mi buraları?

Emre: Yani evet güzel eskiden de gelmiştim ama çok gezememiştik o zaman ailemle gelmiştim.

Abisi: Vayy çok iyi bir haber bu sevdiğine sevindim.

Emre: Teşekkür ederim.

Abisi: Bu arada ben fazla durmayacağım yemekte tanışmak için geldim yemek yediğim ile hemen gitmem gerekiyor lütfen kusura bakmayın.

Babası: Tm oğlum sorun değil.

Annesi: Zaten hep hemen gidiyorsun.

Mustafa: Tm abi sorun değil.

Emre: Tanıştığımıza çok memnun oldum.

Hep beraber masaya otururlar ve sohbete devam etmektedirler. Ayrı olarak Mustafa'nın abisine acil bir telefon geldiği için o hemen gitmek zorunda kalmıştır. Biz ise sohbete devam etmekteydik.

Mustafa: Emre bir isteğin var mı? Evimiz nasıl? Ailemi beğenmişsindir umarım biraz çok soru sorabilirler yani huyları öyle

Emre: Ahah yok teşekkür ederim. Eviniz mi aşırı çok güzel dekorasyonu mükemmel ya çok hoşuma gitti birde bayahh büyük ya cidden. Yoo sorabilirler çünkü onların hakkı yani çünkü eve yeni birisi geliyor uzun süre tanışsak bile ilk defa görüşüyoruz.

Annesi: Ya sen neden bu kadar çok anlayışlısın? Mustafa hiç böyle değil o yönünde sana benzememiş.

Emre: Yani anlayışlı olmak gerekiyor bazı konular da.

Mustafa: Ya anlayışlıyım ama çok değil.

Babası: Neyse hadi afiyet olsun.

Emre: Teşekkürler...

Hep beraber yemeklerini yerler. Bir yandan bol bol sohbet ederek eğlenceli bir yemek serüveni geçirmektedirler. Bu arada Emre'nin dikkatinden kaçmayan bir şey vardır. O da yemeğin onun en sevdiği menü olmasıdır. Sanırsam Emre için özel hazırlanmış bir menü gibi duruyordu. En sevdiği çorba zaten Mercimek Çorbası aşırı çok seviyor. En az iki tabak yemeden o sofradan kalkması imkansız. Neyse yemeklerini yedikten sonra Mustafa'nın babasının sorularıyla baş başa kalmaktadırlar.

Babası: Evet yemeklerimizi yediğimize göre biraz sohbet edebiliriz.

Mustafa: Biz odamıza çıkacaktık ama

Babası: Sizi gidi kaçaklar sizi nereye bakalım gelin şöyle iki konuşalım.

Mustafa: Tm peki olur.

Emre: Benim için fark etmez.

Mustafa: Ya baba zaten sen araştırmadın mı araştırdın. Bir kere onu araştırmadan buraya kadar gelmesine izin vermezdin. Bu bir ikincisi ise babasını zaten araştırmış sındır gerçi sen tüm geçmişini araştırmış sındır da neyse babası emniyetçi biliyorsun zaten ne soracaksın ki başka?

Babası: Hayır ne araştırması saçmalama hem o konuda soru soracağımı nereden biliyorsun?

Mustafa: Ya baba uydurma burada %100 eminim araştırmasan izin vermezdin. Zaten kimseye izin vermiyorsun. Emre'ye nasıl izin verdin bilmiyorum.

Babası: Oğlumu iyileştiren onun hayatını değiştiren ve bir o kadar zeki hatta oğlumun en yakın arkadaşına neden izin vermiyor muşum?

Mustafa: Boralara bile zor izin veriyorsun.

Emre: Bende şehirci gibi sizleri izliyorum. Bu arada benim için sorun değil çünkü ben çok arkadaşlarımın aileleriyle tanıştığım için artık alıştım.

Babası: Yok oğlum ben sana şeyi soracağım. Mustafa'yı nasıl değiştirdin. Bunları nasıl yapıyorsun? Çok bilgilisin bu bilgi nereden geliyor? Bunları soracaktım.

Emre: İlk olarak Mustafa kendisini tamımasıyla başladık. Çünkü kendisini tanımıyordu. Psilolojik o kaza olayını ise benim özel psikologum ile beraber konuşarak sorunları hallettik. Sonra ise ben bilgili değilim keşke bilgili olsam ama yani kendimin bilgili olduğunu asla sanmıyorum ve daha o kadar çok bilgi var ki benim bildiklerim belki onun yarısının çeyreği kadardır.

Mustafa: Bu arada psikologumuz bizi yan yana görmek istiyor. Gece 2'ye randevu verdi sıf bizi yan yana görmek için özel olarak.

Emre: Sen ciddi misin ahah tm peki çok iyi haber bu yaa

Babası: Hm peki kendisini tanımasını nasıl başardın? Üstüne özel psikologunu nasıl buldun ve neden buldun?

Emre: Kendisini tanımasını ilgi alanları, kendi kişisel özellikleri, kendi el becerisini keşfederek onun başarılı olmasını sağladım o kadar başka bir şey yok. Üstüne bir de sizin bizi dinlemeniz ve bize güvenmeniz özellikle bana güveniniz sayesinde Mustafa'yı yeniden yarattık. Psikologumu ise biliyorsunuz benim önceden kekemelik problemim vardı. Bende okuduğum yerde Afyon'da psikologa gittim direk bana deli ilacı verdi bende ilacı inceledim ilaç bayah sıkıntılı çıktığı için araştırmaya başladım böyle Skype üzerinden psikologlar var mı diye öyle ararken buldum görüştük yani öyle oldu kısaca. Öyle yani sonra da bana yardımcı oluyordu kekemelikten ve heyecanlanma konusunda işte sonra hepsini atlattık ve kurtuldum.

Babası: Evet dikkat ettim. Kekemelik gitmiş heyecan problemini de yenmişsin bir yandan sende değişmişsin. Seni ilk gördüğümüzde Skype'de nasıl idin şimdi nasılsın.

Emre: Evet ama benim için çok iyi oldu.

Mustafa: Baba vlh efsane değişti ve çok güzel oldu. Değişmesi gerekiyordu zaten.

Babası: Aynen öyle oğlum bu arada ben sadece bugünlük geldim. Sıf seni görmek için özel olarak geldim yarın sabah yine gideceğim. Her hangi bir sıkıntı olursa telefonunuz zaten 7/24 uzaktan takip ediliyor. Sizin ikinizin telefonu bugün bende kalacak giderken Ahmet abiniz size verecek. Bilginiz olsun bir de yarın değil ondan sonra ki gün ısrar etmek yok korumalar sizi takip edecek. Israr veya her hangi bir şey kabul olmaz. Konu kapanmıştır.

Mustafa: Off Baba yaa ne olacak ki bize hiç kimse bir şey yapamaz valah dokunanı orada döveriz. Ama peki sen bilirsin.

Emre: Peki bence de bir sorun olmazdı ama tabi siz öyle istiyorsanız öyle olur. Bu arada Ahmet diye dediğiniz beyefendi kimdir?

Babası: Ahmet benim özel korumam tabi ismi Ahmet değil. Kimseye gerçek ismini vermiyoruz.

Emre: Ya zaten Mustafa'nın da birden fazla ismi var bu evde ki herkesin birden fazla ismi var sanırsam.

Babası: Aha evet oğlum öyle senin adın bile buraya girerken Emre diye kayıt edilmedi zaten burada sende başka isim kullanacaksın merak etme seninde birden fazla ismin olacak.

Emre: Ciddi misiniz yok artık peki benim şimdi ki ismim ne ki?

Babası: Yunus Yunus Emre'den esinlenerek Yunus yaptım seni

Emre: Ya siz ciddi misiniz zaten benim iki ismim olacakmış aslında son anda annemler vazgeçmiş Yunus Emre yerine Emre yapmışlar.

Babası: Buna sevindim demek ki iyi tahmin etmişim.

Emre: Çok iyiymiş peki bir sorun daha olacak bu telefondan çektiğimiz tüm resimler ve her şey buluta kaydoluyor değil mi? Bir şey olduğu zaman buluttan geri alabiliyoruz sanırsam?

Babası: Evet aynen öyle telefon kaybolma ihtimali yok merak etmeyin çalınma ihtimali hiç yok. Belgeleriniz kaybolmaz hepsi bulutta atılıyor.

Mustafa: Ya ben anlamadım Babam Emre'ye soru soracağına Emre babama sorular soruyor :)) Vayy beh ilk defa bu anı yaşıyorum. Ben bari az kahve getireyim siz iyice kaynaşın.

Emre: Yaa ama benim de merak ettiklerim var öyle deme bence off kahve mi dedin yaa şuan o kadar iyi gider ki anlatamam.

Babası: Birde sizden bir isteğim var gittiğiniz her yeri kimseye konum olarak asla atmamanız. Anlık resimleri çekin ve gezdiğiniz yerleri sosyal medyaya koyarken 1 saat sonra koyun mutlaka özelden ise güvendiğiniz kişilerle konuşun yabancı birisi takip atarsa veya ararsa asla açmayın ve engelleyin veya siz yapmadan uydudan takip merkezi otomatik olarak da yapabilir bilginiz olsun.

Emre: Ohaa ya bu benim hiç aklıma gelmemişti. Peki başka neler yapmalıyız?

Babası: Birisinden şüphelendiğiniz zaman ara sokaklara girin kimsenin olmadığı sokaklara ve korkmayın sakin olmaya çalışın. Biri eğer takip ettiğini düşünüyorsanız. Ara sokaklardan bunu netleştirebilirsiniz. Netleştirdiğiniz an ise hemen telefondan yan tuşa basın ve hemen oraya mutlaka bizden birisi gelir. Size karşı oynarsa hemen karşılık verin. Zaten siz biliyorsunuz eğitimi benim anlatmama gerek yok.

Emre: Vayy bu da çok iyi fikirmiş ara sokaktan takip ederse yine demek ki biz takip ediliyoruz yani vayy behh çok iyi peki başka neler var?

Babası: Çoğunluk kalabalık yerlerde gezin sakin boş yerlere girdiğiniz zaman fazla durmayın.

Emre: Yaa çok iyi konuşuyorsunuz peki bir insanın yalan söylediğini nasıl anlıyorsunuz?

Babası: Bir insan yalan söylüyor ise net cevaplar veremez eli terler yüz hatları değişir. İstersen deneyebiliriz.

Emre ile Babası bir insanın nasıl yalan söylediğini ve diğer konular da Emre'ye bir kaç eğitim ve bilgi vermektedir. Bu arada Emre'nin tüm merak ettiği soruları yanıtlar ve Emre'De Mustafa'nın babasının sorularını yanıtladıktan sonra Mustafa'nın odasına geçmektedirler.

Emre: Bu kapı neden burada değil de orada?

Mustafa: Çünkü benim odam bana göre yani solaklara göre girdiğin zaman göreceksin zaten. Hadi girelim önden sen gir istersen.

Emre: Ciddi misin sen? Olur fark etmez.

Mustafa: Hadi gir artık...

Emre: Ohaa bu oda neden bu kadar büyük ve geniş ve her şey neden solda yaa odan ama cidden çok güzelmiş resimde böyle durmuyordu çok farklıydı. Yeniledin mi sen odanı?

Mustafa: Ahah evet yeniledim 1 hafta oldu. Sana demeyi unuttum geleceğin için heyecandan unutmuşum kusura bakma bir yandan gelince gör istedim. Beğendiğine sevindim ama

Emre: Harika olmuş yaa mavi renk çoğunlukta ve aşırı iyi yalnız yatağın efsane yumuşak :))

Mustafa: Ahah uyumayı çok seviyorsun zaten ayrı olarak merak etme ikimizin yatağı da aynı

Emre: What sen ne diyorsun yok artık nasıl aynı?

Mustafa: Ya abim burada kalmıyor ya onun için onun yatağını da yenilettim iyi oldu. Bugün huzurlu ve rahat bir uyku bizi bekliyor kısaca.

Emre: Tabi konuşmaktan uyuyabilir isek.
_____________

Arkadaşlar umarım beğenmiş sinizdir. Emre İstanbul'da iken beraber yazdık şuan saat gece 3.30 sanırsam yazım hatamız olabilir kusura bakmayın.

Beğendiyseniz eğer veya fikir ve önerilerinizi yorum yaparak bizlere iletirseniz çok seviniriz. Şimdiden teşekkür ederiz.

Sizleri seviyoruz. 😍😘😍😘😍😘

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.