Gezgin ve Meraklı (Dolmabahçe Sarayı) Bölüm 22


  Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz. İyi okumalar dileriz.

Mustafa: Masamız hemen şurası

Emre: Baban nerede?

Mustafa: Gelir birazdan ya

Emre: Tamam o zaman

Jackson: Biz biraz çok aldık bugün de çok gezeceğimiz için temeli sağlam atalım dedik.

Emre: Ahah yok ya bugün aslında çok fazla bir yer gezmeyeceğiz o dün ki kadar çok değil.

Gavin: Umarım öyledir.

Emre: Cidden öyle

Mustafa: Bu arada Babam geliyor ben sizleri tanıştırayım.

Babası masaya gelmektedir.

Mustafa: Baba şimdi bu Jackson bu da Gavin

Babası: İlk olarak Türkiye'ye hoş geldiniz çocuklar umarım beğenmiş sinizdir? Mustafa ile Emre sizi güzel yerlere geldiğine eminim dün resimlerinizi ve gezdiğiniz yerleri bana gösterdiler bu gün de çok güzel yerlere gidecekmişsiniz.

Jackson: Ahah evet hoş bulduk evet evet Türkiye bayah güzel bu arada Rehberimiz Emre bizi aşırı güzel yere getirdi aşırı güzel yerleri keşfettik çok güzeldi. Böyle bir arkadaşlarla tanışma fırsatımız olduğu için biz ayrı olarak tek tek teşekkür ederiz. Biz hiç böyle tahmin etmemiştik.

Babası: Hm sevdiğinize çok sevindim. Bu arada rehberiniz de burayı sizlerle beraber ilk defa geziyor. Belki biliyorsunuzdur Emre de bizim özel misafirimiz.

Jackson: Evet evet biliyoruz 5 yılı süren yakın dostluk ilk defa bir araya gelmiş ve bizde bu dostluğa eşlik ettik bizler için ayrı bir zevkti.

Babası: Bunu duyduğuma sevindim.

Jackson: Bu arada bende sizi babamla tanıştırayım. İsterseniz ben size telefonumu vereyim siz onunla ayrı olarak konuşun.

Babası: Tabi ki de olur.

Mustafa: Özel işler :))

Bu arada hep beraber güzel bir kahvaltının ardından Babaları ile vedalaşarak ilk durakları olan Dolma Bahçe sarayına doğru harekete geçmektedirler.

Mustafa: Baba biz gidiyoruz.

Babası: Tamam gençler görüşürüz ben buradayım her hangi bir sorun olursa direk bana ulaşabilirsiniz.

Emre: Tabi ki de çok teşekkürler.

Jackson: Sizinle tanışma fırsatımız olduğu için çok teşekkür ederiz. Her şey için bol bol teşekkür ederiz. Sizleri de bizim Ülkemizde ağırlamak istiyoruz.

Gavin: Çok teşekkürler her şey için sizler de mutlaka Ülkemize gelin bizim misafirimiz olun.

Babası: Tabi ki de umarım ben sık sık geliyorum ama Emre ile Mustafa gelemiyorlar ama onları da ayarlayıp bir gün mutlaka geleceğimize söz veriyorum. İyi eğlenceler iyi gezmeler çocuklar.

Jackson, Gavin, Mustafa, Emre: Görüşürüz kendinize iyi bakın.

Hızlıca otelden ayrılarak yola koyulmuşlardır.

Emre: Bir sonra ki durağımız Dolmabahçe sarayıdır.

Mustafa: Dün giremediğimiz saraya bugün gireceğiz.

Jackson: Umarım bugün girebiliriz.

Emre: Ahah gireceğiz hatta özel rehber eşliğinde gezeceğiz.

Mustafa: Aynen öyle

Emre: Bu arada siz yolculuğun keyfini çıkarın birazdan orada olacağız.

Arada bir 30 35 dakika geçmektedir. Hızlı bir şekilde arabayı güzel bir yere park ettikten sonra saray girişine doğru yönelmişlerdir.

Mustafa: Merhabalar biz dün gelmiştik ama müzeye girememiştik umarım bu saate açıktır.

Görevli: Ahah merhaba beyler siz Mustafa beydiniz galiba sizde Emre bey sizleri hatırladım evet evet müzemiz açık buyurun siz içeri girin rehber arkadaşımız hemen gelecektir.

Hemen hızlı bir şekilde saraya girerek sarayı incelemeye başlamışlardır. Tam resim çekmeye başladıkları sırada müze rehberi ile karşılaşmışlardır.

Rehber: Selam gençlik bakıyorum da yurt dışından gelen misafirleriniz var?

Mustafa: Merhaba evet aslında hem yurt içi hem yurt dışı misafirlerimiz var.

Rehber: Ohoh ne güzel o zaman hoş geldiniz. Müzemize

Emre, Jackson, Gavin: Hoş bulduk.

Rehber: Hadi gelin müzemizi gezmeye başlayalım isterseniz ben sizlere ilk olarak tarihçesini anlatayım.

Emre: Tabi ki de

Rehber: Dolmabahçe Sarayı, 1855 yılında Sultan Abdülmecid döneminde Mimar Garabet Balyan tarafından inşa edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı'nın yer aldığı alan, 1603-1622 yılları arasında doldurulmuştur. Saray yapılmadan önce bu alan bir spor alanı olarak kullanılıyordu.

15 bin metrekarelik bir zemine oturan saray, yaklaşık 5 milyon altına mal olmuştur. 19. yüzyılın ağır, zengin tezyinatlı üslubunun etkisinde inşa edilen saray, yer yer eski mimarimizin de izlerini taşıyor. Saraya girişi sağlayan iki büyük saltanat kapısından başka 6 kapı daha var. Bugün sarayda yer alan tek asansör Atatürk'ün hastalığı sırasında yapılmıştır. Dış ve özellikle iç süslemelerine çok özen gösterilen sarayın inşaatında Marmara adalarından çıkartılan her renkteki mermerlerden başka, billur, su mermeri ve somaki gibi kıymetli malzemeler de kullanılmıştır.

Saray, 17. ve 18. yüzyıllarda yaşamış, Fransız sanatçıların elinden çıkan mobilyalarla döşenmiştir. Sarayda Sultan Abdülaziz'in Avrupa gezisinden dönerken toplayıp getirdiği çok değerli bir resim koleksiyonu da bulunuyor.

Mustafa Kemal Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nın 71 numaralı odasında hayata gözlerini yummuştur. Saray, 1984'den beri müze olarak hizmet vermektedir. Arkadaşlar.

Emre: Wowo uzunmuş biraz ama bu sarayda şuan tam kaç adet oda vardır?

Rehber: Saray içerisinde toplamda 285 oda, 43 salon, 600 metrelik rıhtımı, 6 hamamı bulunmaktadır.

Emre: Wowow peki bu kadar büyük bir sarayın kaç tane kapısı vardır?

Rehber: Toplamda 6 tane kapı bulunmaktadır.

Emre: 6 tane mi vay beh bayah varmış.

Rehber: Hadi gelin hep beraber geziye devam edelim. Resim çekmek serbest ama flaş açmamak şartıyla bilginiz olsun arkadaşlar.




Hep beraber bol bol resimler çekerek müzeyi ölümsüzleştirmişlerdir ve müzeden çıkmaktadırlar.

Jackson: Bayah güzeldi ya hayatımda girdiğin en iyi saraylardan bir tanesi diyebilirim.

Gavin: Aynen bende Jacksona katılıyorum.

Emre: Benimde öyle cidden aşırı güzel ya bam başka bir yer böyle her yer sap sarı altın gibi bayah güzel

Mustafa: Aynen yaa cidden kim bilir kaç yılda yapıldı 🤔

Emre: Bence bayah uzun sürmüş olabilir ya çünkü tavan işlemeleri falan uzun zaman alır.

Mustafa: Aynen öyle neyse hadi gidelim bir sonra ki durağımız beylerbeyi sarayı

Hemen hızlıca arabaya doğru ilerlerken arkadan birisi Emre diye bağırmaktadır.

Mustafa: Emre biri sana mı sesleniyor?

Emre: Galiba evet

Mustafa: Hadi ilk defa Emre'nin bir arkadaşıyla tanışacağız

Emre: Aahahah gel gel tanışalım bende yeni gördüm zaten

Mustafa: Nasıl?

Emre: Yaa Deniz ile biz her zaman Ankara'da buluşmak isteyip de buluşamıyorduk. Her zaman buluşacağımız zaman bir şey oluyordu var ya...

Mustafa: Vay beh oda iyiymiş. Sen Ankara da buluşma gel İstanbul'da buluş bu da güzelmiş.

Emre: Neyse hadi gelin hep beraber tanışalım.

Tanışma Zamanı

Deniz: Hey Emre merhaba nasılsın? Bu arada beni tanıdın mı?

Emre: Ahh merhaba iyiyim ya sen nasılsın? Senin ne işin var burada? Tanıdım tanıdım ya sen şu Ankara'da buluşmak isteyip de buluşamadığımız Deniz'sin :))

Deniz: Ahaha demek aklında öyle kaldı ya ama ne yapayım hep bir şey çıkıyordu bu arada bende iyiyim ya öyle gezmeye geldim arkadaşlar

Emre: Buluşmak isteyen her türlü buluşur yani mazeret uydurma şimdi bana vlh adını kara listeye alırım görürsün bu arada bizde arkadaşlarla geziyoruz.

Deniz: Ohoh ne güzel nereleri gezdiniz ki?

Emre: Ya bayah bir yer gezdik var ya sende gezmek istersen bizim gezi planı var onun resmini çek istersen sende şey yaparsın tersten gidersin gezmediysen eğer

Deniz: Ahah olabilir biz daha gezmedik ya ilk durağımız burası buradan doğru gezimize başlayacaktık vlh sizin program iyi olur sen zaten iyi bir plan yapmışsındır kesin.

Emre: Ahah aynen bayah iyi bir planımız var yani bol bol resmini çekte kaybetme

Deniz: Ahah tm tm bu arada bu arkadaşların nereli?

Emre: Hm ilk olarak Jackson ile Gavin İngiltereli bu da Mustafa benim yakın arkadaşım.

Jackson: Ahah bizi de tanıştırsana ya

Emre: Ahah hemen bu da Deniz Ankara'da yaşıyor benim arkadaşım uzun zamandır buluşacaktık ama bir türlü buluşamıyorduk.

Jackson: Merhaba

Deniz: Merhaba

Emre: Eee kaç gün buradasın?

Deniz: 2 günlük geldik ya fazla duramayacağım bu arada o meşhur Mustafa bu mu gıcık olan :))

Emre: Tah kendisi

Mustafa: Ahah beni gıcık diye mi tanıttı sana

Deniz: Ohoho daha neler dedi neler yani bir bilsen

Emre: Ahah sanki sen beni arkadaşlarıma düzgün tanıtıyorsun? Beni arkadaşlarına deli solak diye tanıtmış var ya benim nerem deli?

Mustafa: Ahah :)) Sen deli solaksın

Deniz: Ahah deli mi ne alaka tamam biraz var ama o deliliğe girmez yani biraz enerjik diyelim.

Emre: İşte bu var ya bu anlamıyor çünkü biraz cahil :))

Mustafa: Ahah sensin o beh kara cahil

Deniz: Ahah kara cahil oda iyiymiş neyse ben yavaştan kaçayım daha gezeceğimiz çok yer var.

Emre: Ahah olur bu arada tanıştığıma çok memnun oldum. Görüşürüz iyi gezmeler bir sorun olursa veya yeri bulamazsanız beni ara ben sana tarif ederim.

Deniz: Olur tabi ki de görüşürüz kendinize iyi bakın bu arada bende tanıştığıma memnun oldum.

Deniz ile ayrıldıktan sonra bir sonra ki durakları olan Beylerbeyi Sarayına doğru hareket etmektedirler.
_____________

Arkadaşlar Dolmabahçe sarayı uzun olduğu için burada bitirmek istedik.

Umarım beğenmiş sinizdir. Emoji ile tepkilerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz.


İyi ki varsınız
😍😍

Instagram: emreningunluguu

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.