Gezgin ve Meraklı (Otele Baskın) Bölüm 21


  Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz. İyi okumalar dileriz.
Otel Odasına Baskın

Emre: Tamam tamam şunları da deneyeyim ya gitmeden merak ettim çünkü

Mustafa: Ahah tamam sen bilirsin dene dene dur ama ne kadar hızlı olursak bizim için o kadar iyi

Emre: Ya zaten Gavin ile Jackson daha uyuyorlardır onlar dünün yorgunluğunu atamamışlardır merak etme hatta otele gidip onları biz kaldırırız kesin

Mustafa: Ahah bilmem ki olabilir

Emre hızlı hızlı diğer t-şortları da denemektedir.

Mustafa: Bu diğerinden daha da iyi oldu bence

Emre: Hm bence de bayah güzel oldu ya

Mustafa: O zaman bunu giyiyorsun?

Babası: Gençler hadi ya ne çok süslendiniz biraz çabuk olur musunuz?

Mustafa: Tm Baba geliyoruz...

Emre: Aynen o zaman hadi gidelim.

Hızlı hızlı aşağı inmektedirler.

Babası: Sonunda hazırlanabildiniz sizi tebrik ederim.

Mustafa: Ahah iki beklesen ne olacak ki Baba yaa

Babası: Babalar bekletilmez

Mustafa: Ofof her zaman ki söz bayatladı artık cidden

Emre: Babalar böyledir yapacak bir şey yok

Mustafa: Bu arada Baba Emre'ye dün bir şey göstermeyi unutmuşum havuzun orada onu gösterip geliyoruz.

Emre: Ne göstereceksin ki?

Mustafa: Ya sen gel görünce şaşıracaksın.

İkili hızlı bir şekilde havuzun yanına gitmektedirler.

Mustafa: Evet geldik hazır mısın?

Emre: Neye?

Mustafa: Hadi bakalım az havuzun keyfini çıkar.

Mustafa Emreyi havuza atmaktadır. Sabah ki sözünü yerine getirmiştir.

Emre: MUSTAFAAAAA sen var ya sen bittin ciddiyim bittin bunun bedelini sana ödetmezsem neyim göreceksin sen gününü

Mustafa: Ahah sen mi bana su dökersin al bakalım nasıl güzel mi?

Emre: Gel sen buraya gel gell

Mustafa: Ahah aman beh ne naz yaptın sende al bende giriyorum ne olmuş ki

Mustafa da havuza kendini atmaktadır.

Emre: Sen var ya harbi delisin şimdi ne yapacağız?

Mustafa: Jet hızlı duş sonra o beğendiğin etiketi üzerinde duran t-şort ve kotu giyip hemen dışarı çıkacağız.

Emre: Tebrik ederim cidden bir daha duş alıp bir daha süslencez yani offf Mustafa off var ya dua et dalgınlığıma geldi yoksa var ya yemedim de işte neyse olan oldu artık.

Mustafa: Ahah güzel oldu iyi gelmiştir.

Emre: Geldi gelmez mi ya resmen kendime geldim sabah sabah

Mustafa: Hadi hadi bari hemen çıkalım da giyinelim Babam az kızacak ama olsun.

İkili hızlıca odalarına çıkarak duş alıp yeniden giyinip süslenerek aşağı inmektedirler. Ama Emre Mustafa'nın yaptığından daha kötü bir şey de ona yapacaktır.

Babası: Aferim size saat kaç oldu biliyor musunuz?

Mustafa: Kaç oldu ki?

Babası: Saat şuan 09.30

Mustafa: Ahah bir şey değilmiş ya Baba bende 11 falan oldu sandım. Zaten bizim planımıza göre evden çıkış saatimiz 10.00'du.

Babası: Bu çok güzel bir haber hadi o zaman gidelim.

Hep beraber Anneleri ve Hatice Ablaları ile vedalaşarak arabalara doğru ilerlemektedirler.

Babası: Hadi gelin hep beraber benim arabayla gidelim.

Mustafa: Ahah olur Baba da bizim arabayı kim getirecek?

Babası: Tabi ki de Mete Abin getirecek.

Mustafa: Ohoh o zaman olur hadi gelim.

Babası: Bu arada Emre bu arabayı da kullanmak ister misin?

Emre: Hm yok ya o araba çok büyük gemi gibi birde aşırı pahalı yani ben bunu kullanamam bana aşırı derecede çok fazla

Babası: Ya senden önemli değil bir kere kullanmanı isterim oğlum lütfen beni kırma bari şuradan şuraya kadar git olur mu?

Emre: Yani bilemiyorum ya çok şey yani nasıl denir bilmiyorum yani şuan bilemiyorum.

Mustafa: Hadi hadi yaa geç koltuğa

Emre: Hm ama şuradan şuraya kadar giderim onu size söyleyeyim ısrar istemem

Babası: Tm tm söz ısrar etmeyeceğim.

Emre Mustafa'nın babasının gösterdiği yere kadar arabayı kullanmıştır. Ama kullanırken aşırı derecede dikkatli olmuştur.

Babası: Ya Emre biraz rahat kullanır mısın? Senin kendi araban gibi düşün

Emre: Ahah ben bunu anca rüyamda alırım yani bu arada geldik.

Babası: Sen çok başarılı birisin belki de bundan bir kaç yıl sonra extra iş bile yapabilirsin hatta kendi işini kurabilirsin.

Emre: Ya aslında fazla başarılı değilim hatta hiç değilim benden de ne başarılar var ben onların yanında çerez gibiyim. Bu arada kendi işini kurabilirsin derken neden bahsettiğinizi tam anlamadım?

Babası: Yani sen çok işte çalışmış çoğu sektörü bilen ve tüm dünyada arkadaşı olan bir çocuksun bu imkanları ve bu bilgileri kullanarak YouTube veya Blogger'a girebilirsin.
(Not: Arkadaşlar o zaman benim ilk İstanbul'a gittiğim zaman blogum yoktu ve blogger değildim.)

Emre: Peki Youtube biliyorum ama Blogger nedir ki?

Babası: Blogger denilen şey bir sayfa kuruyorsun web site gibi orada kendi yaptıklarını gezdiklerini fikirlerini görüşlerini insanlarla yani bizlerle paylaşıyorsun ve bu sayede senin de bir işin olmuş oluyor ek gelir gibi bir şey saglayabiliyorsun.

Emre: Wowo ben ilk defa duyuyorum.

Babası: İstersen biraz araştır.

Emre: Tabi ki de mutlaka araştıracağım.

Babası: Bu arada hemen hızlı bir şekilde otele gidelim ki arkadaşlarınızı bekletmeyelim.

Mustafa: Bu arada ben otele mesaj atmıştım bizimkiler daha kalkmamış.

Emre: Ben sana demiştim değil mi? Onlar daha kalkamaz biz kaldıracağız.

Mustafa: Bakalım göreceğiz.

Hızlı bir şekilde otele varmaktadırlar.

Mustafa: Emre koş koş ikilinin odasına baskın yapalım.

Emre: Ahah yapalım tabi de anahtar var mı ki?

Mustafa: Evet gel gel çabuk

İkili Jackson ve Gavinin odasına baskın yapar gibi içeri girmektedirler.

Mustafa: Ohoh ohoh uyuyun uyuyun.

Jackson: Ne uyuması ya ben yeni kalktım Gavinin kalkmasını bekliyordum.

Emre: Belli belli yüzünde belli oluyor.

Jackson: Ahah olabilir biraz tabi ki de...

Emre: Bu arada Good Morning 🌞

Jackson, Mustafa: Good Morning 🌝

Emre: Gavin de galiba Mustafa gibi çok zor kalkıyor biraz uykucu gibi

Jackson: Evet evet biraz mı keşke biraz olsa uyanmak bilmiyor uyku onun için bir hobi neyse ben onu hemen kaldırayım da kahvaltıya inelim. Bu arada Babanız geldi mi?

Mustafa: Ahah olur hadi tabi ki de evet evet geldi sizle tanışmak için sabırsızlanıyor.

Jackson Gavini hızlı bir şekilde kaldırdıktan sonra güzel bir duş aldıktan sonra giyinerek kahvaltı salonuna doğru hareket etmeye başlamışlardır.

Jackson: Kahvaltı mükemmel gözüküyor

Gavin: Senin en sevdiğin Nesquik'den de var :) Çantana koyup getirecektin bak gerek kalmadı.

Mustafa: Ahah kahvaltı iyidir ya burası İstanbul'un en iyi otellerinden birisi ne isterseniz var özellikle hiç yemediğiniz değişik lezzetlerin tadına bakmanızı öneririm.

Emre: Ahah dur bakayım bende bir bakayım o lezzetlere :))

Mustafa: Sen bir daha mı yiyeceksin?

Emre: Ya değişik lezzetleri tadacağım yani ne var ki :))

Mustafa: Yemeği çok sevdiğini biliyorum ama bu kadar da çok sevdiğini bilmiyordum.

Hep beraber hızlı bir şekilde açık büfede tabaklarını hazırlayarak masalarına doğru hareket etmektedirler.
_____________

Arkadaşlar merak etmeyin diğer bölümde gezimize devam ediyoruz.

Umarım beğenmiş sinizdir. Yorum ve emojilerinizi bekliyoruz. 😍😍

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.