Gezgin ve Meraklı (Sohbet Zamanı) Bölüm 19


 Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz.  İyi okumalar dileriz. 
Sohbet Zamanı

Babası: Sonunda gelebildiniz gençler

Mustafa: Aslında gelmeyecektik Baba da sonradan vazgeçtik ve geldik.

Babası: Bak sen şunlara odanıza kadar gelirdim ki siz gelmeseydiniz.

Mustafa: Keşke odaya gelseydin Baba vallah tah odadan kalkıp buraya kadar geldik :)

Babası: O zaman gelin sizin odanıza gidelim.

Mustafa: Ciddi misin?

Babası: Evet hadi kalkın gidelim.

Hemen hızlı bir şekilde kalkarak Mustafa'nın odasına doğru hareket etmektedirler.

Mustafa: Off beh benim odam gibisi yok cidden 

Emre: Ahah herkesin odası kendine güzeldir bunu hiç bir zaman unutma

Mustafa: Ya bu ne demek şimdi beğenmedin mi yani?

Emre: Ya beğendim sapşik şakasına diyorum.

Babası: Hm aynen doğru söylüyorsun cidden. Bu arada bugün neler yaptınız nereleri gezdiniz ve bir de bu Jackson ve Gavin ile nasıl tanıştınız az anlatın bakalım?

Mustafa: Baba var ya ciddiyim sana inanamazsın o kadar güzel bir gün geçirdik ki aşırı güzeldi ya hayatımda geçirdiğim en güzel gün diyebilirim. O kadar çok yere getirdi ki Emre yani say say bitmez ama getirdiği yerlerde ciddiyim aşırı iyi biz bunca yıl İstanbul'da boşu boşuna saçma sapan geziyor muşuz ben onu fark ettim cidden. Bu arada Jackson ile Gavin tanışmamızı Emre anlatsın onun sayesinde tanıştık çünkü

Emre: Ah ah olur tabi ki de o zaman ben başlayayım kısaca biz araştırma yapmıştık buraya gelmeden önce müze fiyatları olsun gideceğimiz yerler olsun bayah araştırdık. 2 hafta boyunca bu gezi planımız ile ilgilendik tabi sınavlardan önce neyse işte biz araştırır iken müze fiyatlarını hesapladık ve tahmini 750 TL ye falan denk geliyordu bize ama biz İstanbul'a geldiğimiz zaman Sultan Ahmet Cami den sonra Ayasofya'ya girerken kapıda Müze Kart diye bir kart gördük. Sonra tabi orada ki görevlilere sorduk öğrencilere 20 TL imiş ve bu kart ile tüm müzelere ücretsiz girebiliyor muşuz. Tabi bizde sıraya girdik ama sıra o kadar çok ki bir türlü bitmedi arkamızda da iki tane yabancı arkadaşlar var aynı biz gibiler sonra tabi bizde dura dura sıkıldık. Birbirimize laf atarken saçmalarken onlar araya girdi fln derken tanıştık. Hep beraber gezdik tozduk eğlendik. Hayatın tadını çıkarttık.

Babası: Bu haberi duyduğuma çok sevindim sizin için de güzel olmuştur. Yeni arkadaşlar edinmenizi sağlamıştır. Bu arada o gezi planınızı bana da gösterebilir misiniz?

Emre: Tabi ki de çantamın içinde olması gerek.

Emre gezi için özenle hazırladıkları kağıdı Mustafa'nın Babasına göstermektedir. (Arkadaşlar kağıdı çöpe attığımız için size atamıyoruz ama ilk bölümlerde ki gezi planının biraz değişiği yani fazla bir farkı yok aslında)

Babası: Peki buraların hepsini gezebildiniz mi?

Emre: Evet bugünlük olan planımızın hepsini gezmeyi başardık sadece Dolmabahçe'yi saniye ile kaçırdık ama onuda yarın gezeceğiz.

Babası: Hepsini gezebildiğiniz için sizi tebrik ederim çocuklar bu arada Dolmabahçe Sarayına girerken keşke beni arasaydınız ben sizi oraya mutlaka sokardım yani 

Emre: Teşekkürler aslında dediğiniz mantıklı ama o an cidden hiç aklımıza gelmedi onun için bizde pas geçtik.

Babası: Neyse artık olan olmuş yarın iyice gezersiniz. Bu arada notlarınız nasıl ikinizi bir yakalamış iken açın bakalım transkriplerinizi (Transkrip: Arkadaşlar normal okullarda notları görmek için e-okul var ya onun üniversitede ki adı diyebiliriz.)

Mustafa: Ya Baba ofof yaa ne transkripti bizim uykumuz var uykumuzz 😴😴

Babası: Ya bir şey olmaz hadii

Çılgın ikili zorla da olsa transkriplerini açarak Mustafa'nın babasına göstermektedirler. Ama aslında notları kötü olduğu için göstermek istemiyor değillerdi. Notları iyiydi ama aşırı derecede uykuları vardı. 

Babası: Bakıyorum da ikinizin notları da bayah iyiymiş ya şimdi o zaman notların iyi olduğuna göre bu gece size özel bir şey ikram edeceğim.

Mustafa: Off Baba off ette kurtulalım senden ya

Babası: Siz benden kaçamazsınız daha sizin merak ettiğiniz soruları yanıtlayacağım.

Mustafa: Bu konu da ciddi misin?

Babası: Evet isterseniz aşağı geçelim size özel ikramı mı sunayım ne dersiniz?

Mustafa: Olur tabi ki de Baba geçelim.

Hep beraber yine aşağı inmektedirler. Bu arada Mustafa'nın Babası İtalya'dan getirdiği ve özenle sakladığı özel şarabı çılgın ikiliye sunmaktadır.

Babası: Alın bakalım.

Mustafa: Baba bu senin yıllardır özenle sakladığın şarap değil mi?

Babası: Evet o tabi ki de

Mustafa: Vay beh demek bunu açmak için özel misafirler gerekliymiş.

Babası: Aha tabi ki de

Emre: Hm peki sade sade mi içeceğiz?

Babası: Tabi ki de hayır ben size hemen bir şeyler getiriyorum.

Bu arada Mustafa'nın babası hemen aperitif bir şeyler getirdikten sonra Emre merak ettiği şarabın tadına bakmaktadır.

Babası: Ee ne duruyorsunuz hadi afiyet olsun.

Mustafa: Hm tokuştursak mı ki zaten Emre'nin ilk içişi olacak.

Emre: Ahah olabilir hadi tokuşturalım.

Çılgınlar şerefe diyerek tokuşturduktan sonra Emre şarabı içmektedir ve ilk yorumunu paylaşmaktadır.

Emre: Hm tadı biraz değişikmiş ya böyle ekşimsi bir tadı var ama güzell

Mustafa: Sana bir şey diyeyim mi şuan ki durumun yüzünden belli oluyor. :))

Emre: Ciddi misin ya o derece mi diyorsun :))

Mustafa: O derece cidden :) Merakın gitmiştir umarım.

Emre: Ahah gitti tabi ki de ama güzel tadı da yılda böyle bir kaç kere içimlik böyle özel günlerde...

Babası: Aslında şarap zaten özel günlerde içilen bir içecektir. Özel yemek masalarında misafirine eşlik etmek için veya kokteyllerin yanında aperatif olarak içebileceğin bir içecektir...

Mustafa: Ya Baba istersen sen bunları Emre'ye anlatma o biliyor dersini görüyor bunların yani...

Emre: Ya dersini görmem ile içici birisinin anlatması aşırı derecede farklı mesela ders de şarap çeşitleri görüyoruz bin bir çeşit üzüm çeşidi var yani birde onların özelliklerini ezberliyoruz falan...

Babası: Hm o zaman sen yapılışını da biliyor sundur?

Emre: Tabi ki de isterseniz size anlatabilirim. 

Bu arada Emre kısaca Mustafa'nın Babasına şarabın yapılışını anlatmaktadır. (Gizli gizli)

Babası: Vay beh ne gibi aşamalardan geçiyormuş bu arada bu bilgiyi bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim evlat.

Emre: Rica ederim benim için bir zevkti eğer başka şeyleri de merak ediyorsanız ben size anlatabilirim. Hepsini ezbere biliyorum ama yapmıyorum.

Babası: Aha yok ya bu yeterli diğerlerine gerek yok ben zaten sadece şarap seviyorum diğerlerini sevmediğim için anlatmana gerek yok yinede teşekkürler

Emre: AHAHA peki siz bilirsiniz.

Mustafa: Evet o zaman gelelim merak ettiğimiz sorularımıza...

Babası: Ahah gelelim hadi siz sorun ben cevaplayayım.

Mustafa: Olur tabi ki de o zaman ilk soruyu ben soruyorum. Bir insanın yalan söylediğini nasıl anlarız?

Babası: Bir insan yalan söylüyor ise senin sorduğun soruya hemen cevap veremiyordur. Biraz düşünüyordur. Sonra ise eli terlemek dedir. Biraz da yüz ifadesinde değişiklikler gözlenmektedir.

Emre: Diğer soruyu o zaman ben sorayım. Bir insan takip ediliyor ise ne yapmalı veya edildiğini nasıl anlayabilir?

Babası: Bir insan takip ediliyor ise kalabalık yerlerde gezmeli böyle çok insanın olduğu yerlerde gezerse onun için faydalı olmaktadır. Birde gezdiği gittiği yerleri internet ortamında paylaşacak ise gezdikten en az 1 saat sonra koyması onun için extra bir avantaj olacaktır. Bir diğeri ise takip edildiğini anlamanın en büyük yolu eğer dışarıda geziyor isen mahalle aralarına girmek. Bu sayede takip ettiği kişi de bunun peşinden geleceği için kendisinin takip edildiğini kolay bir şekilde anlayabilir. Başka bir yolla takip ediliyor ise diyelim ki cep telefonu ile takip ediliyor diyelim. Büyük ihtimal ile telefonunun şarjı her zamankinden daha kısa sürede biter ise bilsin ki internet üzerinden takip ediliyor.

Mustafa: Gelelim soru üçe Baba arkadaşlarımın içinde sadece Emre'ye neden her şey serbest? 

Babası: Neden Emre'ye serbest çünkü Emre güvenilir. Diğerleri gibi yalancı değil ve bilgili şu zamana kadar senin üzerinden hangi arkadaşının bir faydası oldu? Sanırsam tek Emre'nin çünkü Emre İstanbul'un en iyi psikologları seni düzeltemez iken o seni 1 2 ayda toparlanmanı sağladı ve hayatında hem başarılı olmanı sağladı ve senin de ona destek olman için seni de bilgilendirdi. 

Emre: Ya benim yaptığım bir şey yok aslında çok teşekkür ederim. Benim de çok merak ettiğim bir soru var. Buraya geldiğim zaman gördüm ki benim sevdiğim arabayı oğlunuza almışsınız peki neden bu arabayı almayı tercih ettiniz?

Babası: O arabayı tercih etme nedenim senin o arabayı kullanmak istemen oldu diyebilirim. Neden dersen de sen bir şeyi istiyor isen o ya çok iyidir yada iyidir o yüzden o arabayı almayı tercih ettim. Sen bir şey aldığın zaman paraya kıyıyorsun ve hep en iyisini alıyorsun ve o aldığın ürünü 4-5 yıl belki de daha uzun süre kullanabiliyorsun. Bende bunu dikkat ederek o arabayı aldım. Bu arada umarım beğenmişsindir?

Emre: Yani siz beni gözlemlediniz ve dikkat ederek bunu fark ettiniz yani oha yuhh daha neler var acaba çok merak ediyorum. Bu arada araba o kadar güzel ki böyle ya anlatılmaz yaşanır gibi kullanırken çok keyif veriyor ve aşırı konforlu, çok fonksiyonlu özellikle otomatik olması daha bir iyi oldu çünkü ben manuel arabaları kullanmayı fazla sevmiyorum. Kullanıyorum ama böyle hiç keyfi olmuyor boyna vites değiştir falan birde İstanbul trafiğinde olsam ben manuel arabayla kesin kafayı yerdim.

Babası: Ahah yok ya yemezsin de sadece sinir olursun. Bu arada bu günlük bu kadar bilgi yeter gerisini yarın sabah kahvaltıda konuşuruz. Hadi bakalım uyuma zamanı iyi geceler tatlı rüyalar 💤 💤 Odanıza gelip kontrol edeceğim uyuyup uyumadığınızı çünkü yarın da yorucu geçeceğinden eminim.

Mustafa, Emre: Tm baba ya iyi geceler tatlı rüyalar yarın konuşuruz.

_____________

Arkadaşlar umarım beğenmiş sinizdir. İlk defa şarap içtiğim ama tadı cidden çok garip geldi ya bu arada cidden çok fena uykumuz gelmişti var ya ayakta uyuyor gibiydik. 

İstek öneri ve yorumlarınız bizler için önemlidir. Yorum yapmayı unutmayınız. 

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.