Gezgin ve Meraklı (Barış Manço Müzesi) Bölüm 28


  Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz. İyi okumalar dileriz.

Mustafa: Evet şimdi kahvaltımız bittiğine göre bugün ne yapalım?

Emre: Bugün Barış Manço müzesine gidelim mi ne dersin?

Mustafa: Olur da nasıl gidiliyor ki?

Emre: Çok kolay hemen gideriz de bizim Furkan ile Bora da bizle gelir mi ki?

Mustafa: Bilmem dur soralım.

Mustafa arkadaşlarına seslenmektedir.

Şitt hey Deliler bizle bugün gelir misiniz?

Bora: Nereye gideceksiniz ki?

Emre: Barış Manço Müzesine

Bora: Harbi mi bizim Furkan orayı merak ediyordu vlh süper olur

Emre: Hadi o zaman sizde gelin iki eğleniriz.

Furkan: Barış Manço'ya mı oh oh hadi gidelim.

Hızlıca arabaya binerek 4 arkadaş Barış Manço müzesine doğru harekete geçmektedirler.

Furkan: İsterseniz arabayı sahil tarafına çekelim. Çünkü müzenin olduğu yerde fazla park yeri yok ve ara sokak.

Emre: Olabilir tm o zaman ben şuraya çekeyim yürüyerek gideriz zaten.

Mustafa: Aynen öyle navi (navigasyon) abi bizi getirir

Bora: Amcalara da sorarız yaa (Aklına ilk Google geldi dimi ama değil :d)

Mustafa: Yok yok ya ne Amcası Allah korusun biz Emre'yle sormuştuk da bizi yanlış yere gönderiyorlardı. Aman deyim öyle bir hatayı bir daha yapmam hatta bir keresinde taksiye sorduk araba yoktu yanımızda adam bize uzak dedi gelin ben getireyim bulamazsınız dedi fln neyse navigasyon'dan baktık iki sokak arkadaymış yani taksici bizi kazıklayacaktı ama Allah'tan biz kazıklanmadık.

Bora: Vay beh sizin başınıza da gelmeyen olay kalmamış

Emre: Tabi ki de daha neler var neler bu arada buradan düz gidecekmişiz 2 sokak sonra sağ oradan sağ ve geldik.

Mustafa: Hm o zaman geldik gibi bir şey yani

Emre: Aynen öyle

Hızlı bir şekilde 2 sokak gittikten sonra sağ sağ döndükten sonra müzeye gelmişlerdir.

Emre: Evet arkadaşlar geldik. Barış Manço Müzesi tam da karşınızda

Furkan: Vay beh ne güzelmiş 3 katlı galiba?

Emre: Galiba ama zemin katı da vardır bence 4 katlı da olabilir.

Furkan: Olabilir hadi girelim.

Emre: Girmeden isterseniz tarihçesini okuyalım.

Furkan: Olur aynen

Emre: 01 Şubat 1999 tarihinde aramızdan ayrılan büyük sanatçı Barış Manço değerli sanatçımızın evi 19.yy'dan kalma bir köşktür.
  Köşk İngiliz Mr. Dawson tarafından 1895-1900 yılları arasında Pape Kalfa'ya yaptırılmıştır. Köşk, 1965 yılına kadar birkaç kez el değiştirmiştir. 1965 yılında John Whittall tarafından satın alınmış ve uzun yıllar Whittall köşkü olarak varlığını sürdürmüştür. Barış Manço,bu köşkü çok beğendiği ve romantik bulduğu için 1984 yılında satın almıştır. Barış Manço'nun, sanatsal ve kültürel birikimlerini, piyanosunu, ailesi ve sevdikleriyle geçirdiği mutlu anlarını barındıran köşk, Kadıköy Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülerek, 9 Haziran 2010 tarihinde Barış Manço severlere kapılarını açmıştır. Müzemize Hoş Geldiniz.

Mustafa: Vay beh ne güzel yazmışlar ciddiyim kim yazdıysa çok başarılı.

Furkan: Vay behh köşk de köşk yani ben olsam bende alırdım.

Emre: Aynen aynen bayah güzel hadi içeri gidelim.

Müzenin içerisinde bir o kadar gerçek Barış Manço heykeli vardır.

Bora: Oha bu gerçek mi?

Furkan: 😂 Yok daha neler değil ama bire bir aynısı

Mustafa: Ya çok güzel değil mi?

Emre: Bende ilk gerçek sandım var ya böyle gerçek gibi ya insan duygulanıyor.

Mustafa: Ya keşke görme imkanımız olsaydı.

Emre: Keşke keşkee

Furkan: Ahah müzik de çalıyor hatta onun şarkısı "Arkadaşım Eşek" yaa çok güzelllll

Emre: Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşek :) Yılların şarkısı ama çok güzel

Mustafa: Hadi diğer katları da gezelim

Emre: Gezelim hadi

Müzenin diğer kalan katlarını da gezdikten sonra yavaş yavaş müzeden ayrılmaktadırlar.

Furkan: Bu arada bu kapıda duran araba gerçekten onun arabası mı ki?

Emre: Bence gerçekten onun arabası zaten önünde yazar ki

Furkan: Ahah aynen yazıyor vay beh arabası da güzelmiş

Emre: Aynen kapalı mavimsi bir rengi var

Mustafa: Acaba araba çalışır mi ki?

Emre: Bilmem ki çalışır ama bence

Bora: Bence de çalışır



Mustafa: Neyse müzemizin sonuna geldik duygu ve düşünceleriniz nelerdir?

Furkan: Yani hayatımda gezdiğim gördüğüm en iyi müzelerden bir tanesiydi sanki kendimi Barış Manço'nun yanındaymışım gibi hissettim.

Emre: Bence o kadar güzeldi ki yani anlatılmaz yaşanır görülür gezilir.

Bora: Müze gibi müze diyebilirim

Mustafa: Bence de aynen o eski yıllara getiriyor insanı

Emre: Aynen öyle

Hemen müzeden çıkarak güzel bir kafe de yemek yedikten sonra gezilerine devam etmektedirler.

Bora: Afiyet olsun

Emre, Mustafa, Furkan: Teşekkürler sana da afiyet olsun

Emre: İsterseniz az modayı gezelim ondan sonra da bir sahil turu yaparız gezimizi bitiririz.

Mustafa: Süper fikir hadi biraz daha gezelim bir kaç resim çekelim belki lazım olur hepsini birleştirip film gibi bir şey yapabiliriz.

Emre: Olabilir aynen

Moda da iyice gezdikten sonra sahile inmektedirler. Bir kaç resim çektikten sonra gezilerini bitirmek dedirler.

Mustafa: Bora sizi nereye bırakalım?

Bora: Ya bizim araba sabah kahvaltı yaptığımız yerde kaldı oraya gidelim de biz oradan arabayı alıp dağılırız isterseniz akşam Büyük Çamlıca Tepesine gidelim ne dersiniz?

Mustafa: Olur knk da sen bir ara rezervasyon yap da ona göre gidelim yoksa yer bulamayız bugün Pazar ya onun için

Bora: Aynen aynen ben hemen arayayım da ona göre gideriz.
_____________

Arkadaşlar umarım beğenmiş sinizdir.

Fikirlerinizi görüşlerinizi bizlerle paylaşır mısınız? Aşağıdan yorum yaparak bizlerle paylaşmış olabilirsiniz.

Sizleri seviyoruz. 😍😍

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.