Gezgin ve Meraklı (Eski Tünel) Bölüm 29


  Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz. İyi okumalar dileriz.

Mustafa: O zaman akşam gidiyoruz?

Bora: Aynen öyle

Mustafa: Bu arada biz bir eve gidip geleceğiz.

Bora: Tamam tamam bizde bir eve gidip geliriz zaten akşam buluşuruz.

Mustafa: Tamam o zaman görüşürüz akşam

Bora: Görüşürüz

Hızlıca dağıldıktan sonra herkes kendi evine gitmiştir. Mustafa ile Emre de evde Annesi ve Hatice abla ile az sohbet etmektedirler.

Annesi: İnsan gezdiği yerleri ailesine gösterir. Sizde hiç yanı nerelere gidiyorsunuz neler yapıyorsunuz hiç haberimiz yok vallah olmaz ki böylee

Mustafa: Off Anne yaa tamam hadi gelin oturun tek tek anlatarak size gösterelim olur mu?

Annesi: Olur tabi ki de bebeklerim hadi bakalım izleyelim görelim.

Mustafa telefonunda ki resimleri televizyona aktararak oradan Annesi ve Hatice ablasına tek tek anlatarak göstererek görseller ile gezdirmeye çalışmışlardır. Hatta tek görmekle yetinmeyip peşlerine bile takılmak istemişlerdir.

Annesi: Ya ama böyle olmadı ki resim ile biz anlamadık. :)) Bir gün bizde size takılsak ne olur acaba? En büyük gezeceğiniz yer neresi?

Mustafa: Gelin gelin sizde gelin hatta Emre bizi Rahmi M Koç müzesine getirecek o zaman sizde bizle  beraber gelin hep beraber gezeriz olur mu?

Emre: Aynen aynen sizde gelin hep beraber gezeriz. Çok güzel olur.

Annesi: Tamam o zaman o gün bizde sizin peşinize takılıyoruz. Kaçmak yok ona göre bu arada artık Baban göreve gitti biliyorsundur akşam belki sizi araba ile takip ettirebilir ve artık gezdiğiniz süre boyunca uzaktan Mete abiniz ve ekibi sizi takip edecek bilginiz olsun. Asla ve asla kaçmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Yoksa bozuşuruz.

Mustafa: Off offff offff yeter yaa nereye gitsem geliyorlar zaten bari bu hafta bir sal saydınız bizi :(

Annesi: Of mor yok onlardan kaçmaya da çalışmayın kaçarsanız ceza alırsınız. Salalım sonra başınıza bela gelsin.

Mustafa: Ofofof tm yaa sanki her gün bela geliyor da en son 2 yıl önce oldu yani neyse ya katlanacaz artık.

Annesi: Olsun ne olur ne olmaz. Bu arada bu akşam ne yapacaksınız?

Mustafa: Yemek yeyip Boralar ile beraber Çamlıca Tepesine gideceğiz.

Annesi: O zaman gelin hep beraber masayı kuralım saat zaten geç oldu bir an önce gidip de gelin.

Hızlı bir şekilde topluca masayı kurduktan sonra hemen yemeklerini yemektedirler. Yemek yedikten sonra ikili odalarına çıkarak hazırlanmaktadırlar.

Emre: Senin mavi kotun var mı?

Mustafa: Evet evet var var  en alt tarafta

Emre: Hm bedeni olur mu acaba?

Mustafa: Olur olur aynı bedeni giyiyoruz zaten

Emre: Ahah o zaman ben şu kotu bir deneyeyim olursa eğer bunu giyerim.

Mustafa: Giy giy istersen al git bende dolu kot var istediğini alabilirsin çoğunun etiketi üzerinde durur kesin

Emre: Ciddiyim bak o benim cidden dikkatimi çekti. Her şey etiketli duruyor. İnsan giyer hep alıp alıp depoluyorsun galiba?

Mustafa: Hm ya bilmiyorum cidden duruyor öyle ama belki bir ihtimal şimdi ki giydiklerim eskirse veya bir şey olursa diye duruyor öyle.

Emre: Neyse hadi bir an önce giyinelim de gidelim. Yoksa Bora 20 kere arar sonra açınca da bin ton laf eder.

Mustafa: Cidden öyle yaa neyse hadi o zaman çabuk olalım.

Hızlı bir şekilde giyinerek Çamlıca Tepesine varmaktadırlar.

Mustafa: Selam gençlik biz geldik.

Bora: Hoş geldiniz.

Emre: Hoş bulduk neler yaptınız bakalım?

Furkan: Eve gittik yemek yedik geldik vlh başka bir şey yapmadık ya siz?

Emre: Bizde aynı ya eve gittik yemek yedik ve geldik.

Mustafa: Ne içersiniz?

Emre: Vlh ben bu sefer waffle yiyeceğim ya uzun zamandır yemedim.

Bora: Ahah cidden bende waffle yiyeyim ya harbi bende yemedim.

Furkan: Bendee

Mustafa: O zaman 4 tane waffle alıyoruz.

Emre: Aynen öyle

Bora: En son waffle yediğim zaman 7-8 ay olmuştu galiba yaa tadını bile özledim.

Emre: Yok artık ciddi misin sen? Waffle yenmez mi yaa çok güzel tadı ama güzel bol malzeme koyarlarsa güzel oluyor. Bazı yerler cimrilik yapıyor.

Mustafa: Burada öyle bir şey yapamazlar çünkü burası bayah elit bir mekan öyle bir şey yaparlarsa zaten müşteri kaybederler.

Bora: Bence de neyse wafflelerimiz geliyor.

Hep beraber güzel bir sohbet eşliğinde wafllelerini yedikten sonra saat fazla geç olmadan evlere dağılmaktadırlar. Emre ile Mustafa ise eve vardıktan sonra odalarında yarının gezi planını yapmaktadırlar.

Emre: Yarın nereye gidelim?

Mustafa: Tünele gidelim mi?

Emre: Hm bilmem ki olabilir ama hangi tünel ve ne tüneli?

Mustafa: Ya taksimde gezerken onu unuttuk ben sana diyecektim ama unuttum. Taksimde bir tünel var 2 tane vagonu böyle biri yukarıda biri de aşağıda dik bir yokuş var böyle orada biri aşağı inerken altta bulunan vagon onu yukarı çekiyor. Bu sayede iki vagon yukarı çıkıyor.

Emre: Yani o ağırlığı ile onu çekiyor?

Mustafa: Aynen öyle çok güzel bir şey oraya gidelim.

Emre: Tm o zaman anlaştık orayı not ediyorum.

Mustafa: Aynen aynen orayı not et bu arada saat bayah ilerlemiş istersen uyuyalım geri kalanını yarın hallederiz.

Emre: Tm olur o zaman şöyle yaparız yarından sonraki gün de Annen boştu ya o gün de Rahmi M Koç Müzesine gideriz oradan MiniaTürk'e geçeriz. Olur mu?

Mustafa: Olur olur hatta çok güzel olur. O zaman hadi iyi geceler tatlı rüyalar 💤 💤

Emre: Sana da iyi geceler tatlı rüyalar 💤 💤

İkili yarın ki planlarını yaptıklarına göre yavaş yavaş sohbet ederek uyumaktadırlar. Yarın sabah kalktıklarında ise ilk olarak güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra hızlı bir şekilde odalarına çıkarak giyinmeye başlamışlardır.

Mustafa: Bugün aynı mı giyinsek ki yani hediyelerimizi mi giysek?

Emre: Ya giyelim de bizi şey sanmasınlar böyle aynıyız ya hm ılık fln vişne suyu gibi sanabilirler o zaman ne yapacağız vlh olay çıkar birde ters bir sokağa girersek al başına belayı o zaman ne yapacağız?

Mustafa: Ya bir şey olmaz vlh biri gelip laf ederse döverim onu ne olacak ki hem ben yakın arkadaşın ile aynı kıyafetleri giyemem mi yani nasıl bir yer burası o zaman illah aynı giyinen herkes onların tabiri ile top mu oluyormuş ya kimmiş onlar nerede özgürlük nerede adalet?

Emre: Adalet mi adalet yok ki özgürlük mü ne özgürlüğü ben hiç özgür birini göremiyorum tm biz özgürüz ailelerimiz tarafından her şeye izin veriliyor çünkü biz neyin iyi neyin kötü olduğunu biliyoruz ama çoğu ailede özgürlük yok çocuklarını dışarı çıkart mayan aileler de var.

Mustafa: Aynen haklısın off gittikçe daha kötüye gidiyoruz. Herkes iyiye giderken biz batıyoruz. Neyse ya hadi giyinelim de çıkalım zaten yanımızda koruma da olacak bir sorun olursa o halleder.

Emre: Tm o zaman ya sorun olursa güzelce konuşuruz anlamazsa anlayacağı dilden konuşuruz :))

Mustafa: Ahaha aklıma şey geldi senin geçen gün arkadaşını dövdüğün :)) O zaman ne olmuştu ya?

Emre: Ofof sorma o olay zaten ya içmiş içmiş karanlık yolda araba kullanıyor fln işte sonra durdu sataştı bize olay çıktı fln öyle

Mustafa: Olay yaa neyse hadi çıkalım.

İkili hızlı bir şekilde evden çıkarak Taksime doğru yola koyulmuşlardır.

Mustafa: Arabayı bu tarafta bir yere koyalım feribotla geçelim ne dersin?

Emre: Aynen süper olur hemen oradan geldiğimiz de de direk biner gideriz.

İkili arabayı uygun bir yere çektikten sonra feribot ile karşıya geçip tünele varmışlardır.

Mustafa: Evet işte o meşhur tünel burası aşırı eski bir tünel yukarıda da tarihçesi yazmakta istersen şimdi oku istersen resmini çek daha sonra da okuyabilirsin veya da yukarı çıktığımızda orada tablo halinde var. Sana kalmış ama benden tavsiye yukarıda kinden oku.

Emre: Tamam o zaman senin dediğini yapıyorum da benim anlamadığım şu şimdi bu süresi dolunca el frenini indirip bizi yukarı mı çıkaracak?

Mustafa: Aynen öyle istersen binelim zaten son saniyeler önden de makiniste bakabilirsin bana inanmıyorsan. Adamın eline çok dikkat et sadece 1 şey yapacak ve hareket edecek.

Emre: Hm harbi mi ilginç şimdi iyice bir merak sardı.

Mustafa: Son 3 2 1

Emre: Oha cidden adam hiç bir şey yapmıyor aha karşıdaki de geliyor vayy beh ne güzel

Mustafa: Çok mantıklı değil mi ama?

Emre: Ya ne varsa eskilerde var çok mantıklı hemde çok güzel ama çok kısa sürüyor

Mustafa: Olsun 2 dk fln ama yinede güzel bence

Emre: Geldik sanırsam

Mustafa: Evet resim çekmek istersen önünden çekebilirsin tarihçesi de yanında

Emre: Tm tm ben hemen çekip geliyorum.



Emre bu arada tarihçesini çekerken yabancı bir arkadaş ile tanışmaktadır. Yabancı arkadaş Emre'ye yabancı mısın diye sormaktadır. Emre de hayır ben Türküm demektedir.

Mustafa: Ne oldu ne soruyor?

Emre: Ya tarihçesini çektim ya İngilizcesini de çektim bir an şaşırdı galiba onun için sordu. Sorun yok yani

Mustafa: Tamam o zaman hadi gel seninle az ara sokaklara girelim biraz ara sokakları gezelim Galata Kulesinin güzel gözüktüğü bir cadde var oraya gidelim oradan da gezeriz.
_____________
Bir sonra ki bölümde biraz aksiyon olacaktır.

Umarım beğenmiş sinizdir Fikirlerinizi görüşlerinizi bizlerle paylaşır mısınız? Yorum yapmayı unutmayınız. 

Instagram: emreningunluguu

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.