Gezgin ve Meraklı (Kahvaltı Sürprizi) Bölüm 27


  Merhaba Nasılsın? Umarın iyisindir. Bu blogum da Gezgin & Meraklı kitabımızın yeni bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Umarın beğenirsiniz. İyi okumalar dileriz.

Mustafa: Anne biz geldik.

Annesi: Hoş geldiniz çocuklar

Emre: Ya biz size uyuyun demiştik ama dinlenmeniz gerek lütfen uyur musunuz merak etmeyin biz birbirimize sahip çıkarız.

Annesi: Anneler böyledir oğlum oğulları eve gelmeden rahat edemezler.

Emre: Biliyorum benim Annem de siz gibi sabaha kadar bekler.

Annesi: Anneler işte belki sizde baba olduğunuz gün ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

Mustafa: Anne biz seni fazla rahatsız etmeyelim sen uyu biz Emre'yle az sohbet ederiz.

Annesi: Tm çocuklar bu arada akşam aç gelirsiniz diye Hatice ablanıza abur çubur hazırlattım mutfakta yemek isterseniz oradan alabilirsiniz.

Mustafa: Çok teşekkür ederim bebeğim benim yaa

Emre: Çok teşekkürler iyi geceler tatlı rüyalar

Annesi: Size de iyi geceler çocuklar

Mustafa ile Emre mutfaktan bir kaç abur çubur ve biraz içecek aldıktan sonra sessiz bir şekilde odalarına geçerek odalarında takılmaya başlamışlardır.

Mustafa: Ödevi kontrol etsek mi ki?

Emre: Yani İngilizce'sin de her hangi bir problem yokmuş Jackson'a gösterdim o baktı sorun yok demişti hatta birde resmi çekti ödevin lazım olur belki bize diye

Mustafa: Ne ara gösterdin ya? Oha resmini de mi çekti ne ara yaa?

Emre: Feribotta iken gösterdim ya sorun yokmuş hatta bayah iyi olmuş dedi istersen bir daha göz atıp hocaya yollayalım.

Mustafa: Olur tabi ki de kim okusun?

Emre: Yani bence sen oku senin ödevin çünkü benim değil hoca bir şey sorarsa hemen cevap verebilmen için ne yazdığımızı bilmen gerek.

Mustafa: Tm o zaman başlıyorum.

Emre: Bu arada İtalya gibi bunda da ödül var mı?

Mustafa: Evet var kazanan kişi yanında bir arkadaşı ile ücretsiz İstanbul'u gezecek 3 gün boyunca

Emre: Vayy güzelmiş de biz kazanırsak biz gezdik ki zaten o nasıl olacak?

Mustafa: Onu ben düşündüm merak etme bizim sınıfta iki yakın arkadaş var çok iyi çalışkanlar şehir dışından gelmişler bizim sınıftalar ve daha hiç İstanbul'u gezmediler eğer biz kazanırsak sende izin verirsen ödülü onlara vereceğim. Bizim sayemizde İstanbul'u gezecekler ne dersin?

Emre: Ohaa çok iyi fikir tabi ki de onlara verelim eğer işin içinde onlar varsa iş değişir sen şu ödevi bana bir versene bir kaç yere dokunuşlar yapalım da ödülü biz kazanalım ve o 2 arkadaşımızı mutlu edelim.

Emre Mustafa'nın elinden ödevi alır ve bir kaç dokunuş yaparak Mustafa'nın eline geri vermektedir.

Mustafa: Ne yaptın acaba çok merak ediyorum.

Emre: Hadi oku çok güzel oldu.

Mustafa hikayeyi okumaya başlar ve hikaye bittiğinde hiç bir şey demeden Emre'ye sarılmaktadır.

Mustafa: Emre bu ne hayatımda gördüğüm en iyi hikaye biz bu hikaye ile birinci olmayı bırak film bile çekeriz o derece güzel olmuş sen çok iyi çalışkan birisin ya bu arada babamın dediğini bir kez daha düşün yani o kafanı boş boş gezdirme sen çok iyi yerlere gelebilecek birisin biliyorsun dimi? Bilmediğin şey yok bu arada ya sen hiç dershaneye veya özel derse gittin mi?

Emre: Yok hayır gitmedim bu arada tabi ki de Babanın dediğini araştıracağım eğer kafama yatarsa neden olmasın.

Mustafa: Youtube girmek istersen sana ekipman alabiliriz?

Emre: Ya Youtube'ye girmek istiyorum da zaten önceden girmiştim biliyorsun yine gireceğim ama biraz zamanı var

Mustafa: Ahah evet senin çeviri kanalın vardı çok iyi gidiyordun o kanalı neden bir anda tüm videoları silip birine devrettin ki?

Emre: Onu devretme nedenim aslında okul dersler oldu da asıl gerçek nedeni o değil ben sana onu kulağına söyleyeyim o zaman anlarsın.

Mustafa: Demek sen bu yüzden o kanalı kapattın vay beh ama bence okul dersler ve o engel değil ya bence gir yeniden.

Emre: Gireceğim merak etme bu arada istersen yatalım saat gece 04.30 olmuş.

Mustafa: Ne nee 04.30 mu olmuş ne ara ya senle iken zaman çok hızlı geçiyor ben bunu fark ettim neyse hadi uyuyalım. Gerçi uyusak ne olacak ki 3 4 saat sonra yine kalkacağız.

Emre: Neden ki?

Mustafa: Bizim gizli istihbarat geldi sana demiştim ya bizim arkadaşlar kahvaltı organizasyonu yapmışlar işte bu sabah da  büyük ihtimalle Bora ile Furkan gelecek bizi almaya

Emre: Sen var ya sen harbi diyorum sende Baban gibisin

Mustafa: Acaba ben mi sen mi sen benden daha iyi gizli ajansım benim nerede olduğumu Babam bulamazken sen pat diye buluyorsun istersen kim daha iyi bunu tartışmayalım.

Emre: Ya ben bulmuyorum onu sistem buluyor 😂 neyse hadi uyuyalım ya iyi geceler tatlı rüyalar 💤

Mustafa: Peki iyi geceler tatlı rüyalar 💤 💤

Aradan 4 saat geçmektedir.

Emre: Mustafa telefonun çalıyor.

Mustafa:

Emre: Aloo Musti 20 kere aradılar heyyy uykucu

Mustafa: Aman salla kapanır

Emre: Off neyse dur ben açayım.

Emre yatağın yanında bulunan komodine uzanarak telefonu almaktadır. Aldıktan sonra zaten direk açmaktadır.

Emre: Efendim

Buse: Ohohoh Emre beyler günaydın nasılsınız.

Emre: Sen var ya sen direk tanıdın dimi beni ne oldu bakalım sabah sabah 20 kere arıyorsun?

Buse: Ahah ya hadi giyinin sizi bekliyoruz kapıda

Emre: Nee kapıda mı hangi kapıda

Buse: Giriş kapısında

Emre: Sen ciddi misin?

Buse: Evet istersen pencereden bak beyaz bir araba göreceksin hatta el sallıyorum bak şuan

Emre: Ahah gördüm gördüm tm da niye geldin?

Buse: Ya onu sorma hadi giyinin çabuk

Emre: Tm

Emre hemen telefonu kapatır kapmaz Mustafayı uyandırmaktadır. Hemen ikili hızlı bir şekilde giyinip süslendikten sonra evden çıkarak Buse'nin yanına gitmektedirler.

Mustafa: Buse sabah sabah senin burada ne işin var ya?

Buse: Ya siz arabanıza binin beni takip edin gerisini boş verin.

Mustafa: Off Buse off neyse tm biz seni takip ediyoruz.

İkili arabalarına binerek Buseyi takip etmektedirler ve kısa bir süre içinde kahvaltı yapacakları restauranta gelmektedirler.

Mustafa: Geldik galiba

Emre: Galiba

Buse: Hadi inin bakalım arabadan

Hemen arabadan inerek restauranta giriş yapmaktadırlar.

Buse: Solaklar geldi gençlik

Mustafa: Ohaa bizim ekip komple burada

Emre: Merhaba millet günaydın

Arkadaşları: Ohoho meşhur Emre demek sensin hoş geldin İstanbul'a ve bizim aramıza seni sonunda görmek nasip oldu aradan 5 yıl geçti 5 yıl ya ama şuan buradasın ya hayatta başka bir şey daha isteyemeyiz. Bu arada sende artık İstanbul'u oldun.

Emre: Ahaha evet ya biraz uzun oldu 5 yıl oda neden 5 yıl oldu çünkü ben 18 yaşında değildim ilk tanıştığımız zaman ve o zamanlar internetten çok arkadaşım vardı hep Skype'den konuşuyorduk o zaman aileme Mustafayı diyemedim tanıştıramadım çünkü babasını biliyorsunuz Emre gelmeden olmaz falan diyordu aslında ben tanıştıracaktım annemi de Mustafa malum aşırı çekingen kesin kamerayı kapatır falan diye tanıştıramadım ve bir de doğal olarak izin alamadığım için gelemiyordum ve şimdi üniversiteli olduk ve sizleri görmek için geldim. Sizler iyi ki varsınız 😍 Artık burada da bir evim olduğunu sizlerin sayesinde hissediyorum.

Buse: Ahah o nasıl bir söz ahaha bir daha duymayalım.

Mustafa: Bu arada Emre'yle resim çekilirken başka şeyler yapmayın da çocuğu boğmayın ona göre zaten fazla sıcakta bayılıyor vlh bayılırsa ben karışmam

Emre: Ahah bir şey olmaz sen merak etme bu arada yemek yiyelim bir kahvaltı yapalım herkes açtır umarım kahvaltıdan sonra her şey yaparız.

Güzel bir kahvaltıdan sonra hep beraber resimler çekilerek bu anı ölümsüzleştirmişlerdir. Güzel bir eğlenceli danslar müzikler eşliğinde Emre'ye hoş geldin etkinliği başarılı bir şekilde sonuçlanmıştır.
_____________
Arkadaşlar artık kısa yazıyoruz. Uzun uzun yazmayı bıraktık onun için eğer detaylı değilse bilin ki kısa olmuştur. İsterseniz detaya da inebiliriz. Bu konuda yorum ile detay mı olsun böyle mi olsun diye belirtir misiniz?

Yorum yapmayı unutmayınız. 😍😍😍

Instagram: emre432altinay

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.