Güzel ve Etkileyici Konuşma Rehberi, Kimse Sizi Unutamasın (Video)


  Merhaba Nasılsın? Umarım iyisindir. Bu blogum da sizler için özel olarak hazırlamış olduğumuz güzel ve etkili konuşma hakkında ki videomuzu sizlerle paylaşıyoruz. Videomuza geçmeden önce bu hakkı bizlere veren ''Kesin Bilgi'' sayfasına çok teşekkür ederiz.

Güzel ve Etkili Konuşma Rehberi, Kimse Sizi Unutamasın;


Güzel ve Etkileyici Konuşma Rehberi, Kimse Sizi Unutamasın İster geniş kitlelere hitap ediyor olun, ister tek bir kişiye gününüzün nasıl geçtiğinden bahsediyor olun: Kelimeleri nasıl seçtiğinizden mimiklerinize kadar pek çok etmen, akılda kalıcılığınızı doğrudan etkiler. Doğaçlama gelişen bir konuşmada bu etmenlerin hepsine dikkat etmenin ne kadar zor olduğunu, bu konuda doğuştan gelen bir yeteneğiniz yoksa, elbette ki fark etmişsinizdir. Ama etkili konuşmalar yapmak, sadece bu sözde doğal yeteneğe bağlı değil. Beynin işleyişiyle ilgili son bulgulara göre, bilimsel temellerini öğrenerek ve gerekli adımları uygulayarak, yaptığınız konuşmaların efektifliğini büyük ölçüde yükseltmeniz mümkün. Başarılı Bir Konuşma Dinleyenlerin Beyninde Neye Sebep Olur? Bir kitleyi oluşturan bireylerin hepsi, farklı karakter özelliklerine, deneyime ve sosyal kimliğe sahiptir. Bir topluluğa konuşurken tüm bireylere hitap edebilmenin zor olmasının sebebi, ifadelerinizi bu karakter özelliklerinin hepsine uygun olacak şekilde düzenlemenizin imkansız olmasıdır. Peki, nasıl oluyor da izlediğiniz o TED konuşmaları ya da devlet liderlerinin uluslara hitap ettiği politik metinler dinleyen herkesi aynı oranda etkileyebiliyor? Dinleyicilerin beyin fonksiyonlarının özel elektrotlarla denetlendiği bir konuşmada, deney grubunu oluşturan farklı sosyal kimliklere sahip bireylerin beyin işleyişlerinin konuşma esnasında kendi gündemlerine bağlı olarak farklı grafikler halinde seyrettiği görülürken, konuşmacı aynı duyguyu tetikleyeceği ön görülen noktalara değindiğinde, tüm dinleyicilerin grafiklerinin tamamen aynı şekli aldığı fark edilmiş. Üstelik bu deneyin çıkarımları sadece topluluk önünde yapılan konuşmalarla kısıtlı değil. Eğer karşı tarafı etkileyen bir konuşma yapmayı başarabildiyseniz, sizin ve karşınızdakinin beyin grafikleri benzer şekilde seyrediyor demektir. Bu duruma ise tıp literatüründe eş güdüm adı verilir. Peki, neden eş güdüm ve bir konuşmacının etkileyiciliği birbiriyle ilişkili mi?

Cevap, karşılıklı anlayış halinde olmakta yatıyor. Dinleyen taraf, konuşanla ortak bir nokta bulmak için çabalar ve eğer aynı özelliğin kendisinde de olduğu kanısına varırsa, karşılıklı bir anlayış hissederek ilgisini anlatılanlar üzerinde yoğunlaştırır ve veriler, beyin tarafından buna uygun olarak depolanır. Evli çiftlerin sık sık aynı şekilde düşündüklerinden bahsettiklerini duymuşsunuzdur. Aslında, eğer bahsi geçen nörobilimci bir çift değilse, farkında olmadan bilimsel açıdan doğru bir önermede bulundukları söylenebilir, çünkü “aynı frekansı yakalamak”, ya da başka bir deyişle “karşılıklı anlayış”, bireylerin beyinlerinin eş güdümlü işleyişiyle gerçekten mümkündür. Peki o halde, eş güdümü nasıl yakalayabilirsiniz? En temel, başka bir deyişle en düşük seviyeli tepkiler olarak nitelendirilebilecek duygular, birincil koşul olmasalar da beyin eş güdümünü teşvik eder ve hatırı sayılır ölçüde artırırlar. Daha önce dinlediğiniz ve bu yazıyı okurken de aklınıza gelen başarılı konuşmaları düşünün. Bu düşünme sizin daha iyi ve etkili konuşmanızı sağlayacaktır.

Eğer başka bir sorularınız varsa aşağıda yorum kısmından yorum yapabilirsiniz veya sosyal medya adreslerimizden bizlere ulaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.